Mekteb-i Derviş | İslam

    ADİYAT SURESİ TÜRKÇE OKUNUŞU, ANLAMI, ARAPÇA YAZILIŞI, TEFSİRİ VE ÖNEMİ

    ADİYAT SURESİ DİNLE, ADİYAT SURESİ EZBERLE

    Mekke döneminde inmiştir. 11 âyettir. Âdiyât, hızlı koşan atlar demektir.   

    Bismillâhirrahmânirrahîm

    1- Vel adiyati dabha

    2- Fel muriyati kadha

    3- Fel muğırati subha

    4- Fe eserne bihı nak'a

    5- Fe vesatne bihı cem'a

    6- İnnelinsane li rabbihı le kenud

    7- Ve innehu ala zalike le şehıd

    8- Ve innehu li hubbil hayri le şedıd

    9- E fe la ya'lemü iza bu'sira ma fil kubur

    10- Ve hussıle ma fis sudur

    11- İnne rabbehüm bihim yevmeizin le habir

    ADİYAT SURESİ MEALİ (ANLAMI)

    1- Yemin olsun nefes nefese koşanlara;

    2- Sonra çakarak kıvılcım saçanlara;

    3- Sabahleyin ansızın baskın yapanlara;

    4- Derken o sırada tozu dumana katanlara;

    5- Peşinden orada bir topluluğun ta ortasına dalanlara!

    6- İnsan, rabbine karşı pek nankördür.

    7- Şüphesiz buna kendisi de şahittir;

    8- O, mal sevgisine aşırı derecede kapılmıştır.

    9- O bilmez mi ki kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman;

    10- Ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman;

    11- İşte o gün (anlayacaklar ki), rableri onlardan tam mânasıyla haberdardır!

    ADİYAT SURESİ ARAPÇA YAZILIŞI

   بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

وَالْعَـادِيَاتِ ضَبْـحاًۙ ﴿١

فَالْمُـورِيَاتِ قَـدْحاًۙ ﴿٢

فَالْمُغ۪يرَاتِ صُبْحاًۙ ﴿٣

فَاَثَرْنَ بِه۪ نَقْعاًۙ ﴿٤

فَوَسَطْنَ بِه۪ جَمْعاًۙ ﴿٥

اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّه۪ لَكَنُودٌۚ ﴿٦

وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَه۪يدٌۚ ﴿٧

وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَد۪يدٌۜ ﴿٨

اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِۙ ﴿٩

وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِۙ ﴿١٠

اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَب۪يرٌ ﴿١١

    ADİYAT SURESİ NUZÜLÜ

    Mushaftaki sıralamada yüzüncü, iniş sırasına göre on dördüncü sûredir. Asr sûresinden sonra, Kevser sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayetler de vardır (bk. Şevkânî, V, 566).

    ADİYAT SURESİ'NİN KONUSU

    İnsanoğlunun nankörlüğü ve mala düşkünlüğü, ahiret hayatı için harcama yapmaması ve bu yüzden onu kötü bir sonucun beklediği söz konusu edilmektedir. 

    ADİYAT SURESİ TEFSİRİ

    Savaş sırasında düşman üzerine saldıran atlar tasvir edilmekte ve eski savaşların insandan sonra en önemli unsuru olması dolayısıyla atlar üzerine yemin edilmektedir. Yeminin amacı, böylesine yararları bulunan ve insanların en çok sevdiği mallardan olan atları onlara bağışlayanın Allah olduğuna işaret etmek, o günün insanının gözünde çok değerli olan bu varlıklar üzerine yemin ederek müteakip âyetlerdeki mesajın gerçekliğine ve önemine dikkat çekmektir.

    Burada “insan” kavramıyla genel olarak insan türünün kastedildiği, çünkü bütün insanlarda bu tür olumsuz özelliklerin az çok bulunduğu belirtildiği gibi (bk. İbn Âşûr, XXX, 502-503), özellikle hidayetten nasibini alamamış insanların söz konusu olduğu da söylenmiştir. Râzî, bu ikinci yorumun çoğunluğun görüşü olduğunu belirtir (XXXII, 67). Bu âyetler, söz konusu insanların tabiatlarına yerleşmiş bulunan Allah’ın nimetlerine karşı nankörlük, kadir bilmezlik, mal biriktirmeye düşkünlük ve nimetin şükrünü yerine getirme vecîbesini umursamama gibi olumsuz özellikleri ortaya koymaktadır. 6. âyetteki kenûd kelimesinin bir hadiste şöyle açıklandığı rivayet edilir: “Öyle bir nankördür ki yalnız başına yer, kölesini döver, malî görevlerini yerine getirmez” (Taberî, XXX, 180). 7. âyet insanın kendisinin de bu nankörlüğünün farkında olduğunu, buna bizzat kendi vicdanının da tanıklık ettiğini belirtmektedir. Âyete “Şüphesiz buna Allah şahittir” mânası da verilmiştir (Taberî, XXX, 180). Bu takdirde âyet Allah’ın verdiği nimete karşı nankörlük edenler için bir uyarı anlamı taşır. Fakat birinci mâna bağlama daha uygundur. Âyete ayrıca “Nankör kişi âhirette kendi aleyhine şahitlik edecektir” şeklinde de mâna verilebilir (Elmalılı, IX, 6021). “Mal” diye tercüme ettiğimiz 8. âyetteki hayır kelimesini Râgıb el-İsfahânî, “akıl, adalet, fazilet, faydalı nesne gibi genellikle insanların rağbet ettiği şey” şeklinde tarif etmiştir (Müfredâtü’l-Kur’an, “hyr” md.). Eski Araplar’da kelime sıklıkla “mal” ve özellikle “at” anlamında kullanılmaktaydı. Burada “çok mal, servet” mânasında kullanıldığı anlaşılmaktadır.

    Dünya menfaati ve servet biriktirme hırsıyla cimrilik ve nankörlük eden kimse bu haliyle aslında kendisine ne derece kötülük ettiğini düşünmeye davet edilmekte ve uyarılmakta; aksi halde o kişinin, kıyamet gününde, kabirlerde gömülmüş bulunanların dışarıya fırlatıldığı, bütün gizliliklerin ortaya döküldüğü (bk. Târık 86/9), kalplerde saklı gizli tutulan niyetler ve maksatların bile açığa çıkarıldığı zaman perişan olacağı bildirilmektedir. “Kalplerde gizlenenlerin ortaya konması”, niyet halinde kalıp eyleme dönüşmeyen kötü düşüncelerin mutlaka cezalandırılacağını değil; davranışların dayandığı niyet ve yöneldiği amaçların değerlendirileceğini ifade etmektedir. Bununla birlikte iyice tasarlanıp karar verilmiş, ancak imkân ve fırsat oluşmadığı için yapılamamış kararlara “kalbin amelleri” denilmekte, bunların da karşılığını bulacağı belirtilmektedir (meselâ bk. Gazzâlî, İhyâ, IV, 373-375). 11. âyette “İşte o gün (anlayacaklar ki) rableri onlardan tam mânasıyla haberdardır” buyurulması, Allah Teâlâ’nın onların niyetlerini ve yaptıklarını önceden bildiği gibi kıyamet gününde de her şeyden haberdar olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü O’nun ilmi sonsuzdur, hiçbir şeyden gafil değildir, gizli olanı da âşikâr olanı da, öncekini de sonrakini de bilir. Dünyada verdiği nimetlere karşı nankörlük ve cimrilik ederek bu nimetlerden Allah yolunda harcamamış olan kimselerin yaptıklarından da mutlaka haberdardır ve âhirette bunu gösterecek, yapılanların karşılığını da verecektir.

ADİYAT SURESİ DİNLE



   


Etiketler: Adiyat Suresi Türkçe Okunuşu, Anlamı, Arapça Yazılışı, Tefsiri ve Önemi, Adiyat Nedir, Adiyat suresi ayeti, Adiyat suresi nuzulü, Adiyat suresi nerede indi, Adiyat suresi ne için indi, Adiyat suresi dinle | Mekteb-i Derviş

Benzer Konular