Mekteb-i Derviş | İslam

    SALAVAT NEDİR? PEYGAMBERİMİZ'E SALAVAT NASIL GETİRİLİR?

    PEYGAMBER EFENDİMİZ'E (S.A.V.) GETİRİLEN SALAVATLAR

    Cenâb-ı Hak Kur’an’ında:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا ﴿٥٦﴾

    “Muhakkak ki Allah ve Melekleri Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v) hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” (Ahzab suresi, 56)

    Salât kelimesi, Peygamber Efendimize (s.a.v) yapılan dua, istiğfar, rahmet, zikir, namaz gibi anlamlara, selam da, muhatabına sağlık ve esenlik dileklerini sunma, güven anlamına gelmektedir. Günlük dilde sıkça kullandığımız salâvat da, salât kelimesinin çoğuludur.

    LÜGATTE SALÂT: Dua, tebrik, temcit ve tazim manasındadır. 

    ISTILAHTA SALÂT: Bildiğimiz hususi rükünler, ez kâr ve fiiller ile kıldığımız Namaz demektir.

    Namaza Salât denilmesi aslının dua olmasındandır. Salat dua için hakiki, namaz için mecazi manada kullanılmıştır.

    SALÂT: “Allahümme salli ala Muhammedin” demektir.

    LÜGATTE SELAM: Teslim ve bütün afetlerden, noksanlıklardan, kerih görülen şeylerden selamet bulma, emin olma manasındadır.

    ISTILAHTA SELAM: Bildiğimiz selam vermedir. Selamlananlar, birilerinden gelebilecek bütün kötü şeylerden emin olduğunu ifade etmiş olmaktadır.

    SELAM: “Esselamü aleyke eyyühen nebiyyü” dür.

    Peygamberimiz (s.a.v) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Üzerime Salât eden kimseye karşı Allah ruhumu iade eder ve selamını alırım.” “Ya Rasülallah, sana nasıl salât edelim, sen çürümüş olacaksın!” diye sorulduğunda, Efendimiz (s.a.v) şu cevabı verdi: “Allah, Nebilerin cesetlerini yemeyi yeryüzüne haram kılmıştır.”

    Salatü Selam; Peygamberimiz'i yüceltme saygı gösterme vazifemizi yerine getirmek ve şefaatine nail olmak içindir. Peygamberimizin bizim salatü selamımıza ihtiyacı yoktur. Çünkü O tarafından ezelden övülmüş ve sevilmiştir. Salatü Selam dan maksatın emrine imtisal ve Resulullah'ın (s.a.v) bizim üzerimizdeki hakkını ödemeye gayret etmek suretiyle 'a yaklaşmaktır. Peygamberimiz'e salat etmek farzdır. Kişinin; Peygamberimiz'e salat ve selamı çok yapması ve bunu terk etmemesi de vacibdir. Salat; zahire Selam; batına işarettir. Salat 'a mahsus bir rahmettir. Birinden ceset hazzediyor diğerinden ruh nasip alıyor.

    Salatü selam peygamberler dünyaya geleliden beri vardır. Salat; rahmet mağfiret dua manalarına gelir. Allah 'a nispet olunursa rahmet Meleklere nispet olunursa mağfiret insanlara cinlere bitkilere hayvanlara ve taşa nispet olunursa dua demektir.

Peygamberimiz (s.a.v)’in adı anıldıkça ne söylememiz gerektiğini bilmemek Müslüman için bir eksikliktir. Bu sebeple Rasülüllah (s.a.v)’in adı anıldıkça ne söylemeliyiz, nasıl davranmalıyız? Bunların bilinmesi çok mühim konulardandır.

    Peygamberimiz (s.a.v)’in adı anıldıkça söylenilmesi gereken sözlere “SALÂT VE SELAM GETİRMEK” diye tabir olunur.

Hz Peygamber (s.a.v) üzerine salât ve selam getirmek en üstün ibadetlerden ve Peygamber (s.a.v)’in şefaatine kavuşmanın yollarından birisidir. Kur’an-ı Kerim’de ve birçok Hadis-i Şerifte müminlerin salât ve selam getirmeleri emredilmiştir. Birçok Hadis-i Şerifte de bunu yapmayanlar yerilmiştir.

    Her sahadaki İslâm âlimleri de bizzat kendileri büyük bir şevk ile salâvatla meşgul olmuşlar, Müslümanları da bu işe teşvik etmişlerdir.

    Cenâb-ı Hak Kur’an’ında:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا ﴿٥٦﴾

    “Muhakkak ki Allah ve Melekleri Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v) hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” (Ahzab suresi, 56)

    Yani Allah, Nebisi (s.a.v)’e merhamet ediyor, makamını yüceltiyor, Melekleri de O’nun için istiğfar ediyor ve en yüce makama çıkması için dua ediyor, siz de ey Müminler O’na olan salâvatınızı çoğaltın.

    Bu ayetteki Salât kelimesinin söyleyene ve söylenene göre birkaç yönü vardır:

    1-) ALLAH TARAFINDAN SALÂT: Peygamberimiz (s.a.v)’i tebriktir, rahmettir, onun şanını yüceltmek anlamına gelir.

    2-) MELEKLER TARAFINDAN SALÂT: Meleklerin Peygamberimiz (s.a.v)’e Salâtı: O’nun şanını yüceltmeleri anlamınadır. Meleklerin Ümmete Salâtı: İstiğfar ve onlar için bağış dilemeleridir.

    3-) MÜMİNLERİN SALÂTI: Dua manasındadır. Rasülüllah (s.a.v)’e çok yakın bir yer temennisidir. 

Daha açık bir ifade ile: Rasül-i Ekrem (s.a.v)’in yanında şeref ve itibar sahibi olmak arzusundan ibarettir.

Peygamberimiz (s.a.v) salât ve selamın önemini ve faziletini muhtelif mübarek sözlerinde şöyle belirtmektedir: “Bana Salâvat getirmeyi unutan (terk eden) kişi, Cennet yolunu terk etmiştir.”

    Yine Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor:“Benim üzerime salâvat getiren hiçbir Müslüman yoktur ki, üzerime salâvat getirdiği sürece, Melekler onun üzerine salâvat getirmesin. (ona dua ve istiğfar etmesin) Artık kul şu salâvatı az getirsin veya çok getirsin.”

Peygamberimiz (s.a.v) bir gün güler yüzlü ve sevinçli olduğu halde meclise gelerek şöyle buyurdu:“Cebrail (a.s) bana gelerek: "Ya Muhammed! Ümmetinden sana bir salâvat getirene on salâvat, bir selam getirene de on selam getirmeme razı olmaz mısın?” dedi. İşte benim neşeli oluşum bu sebeptendir.”

    “Salavat”, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’i (s.a.v) anmak, O’na selam göndermektir. 

    PEYGAMBER (S.A.V) EFENDİMİZE  “SALAVAT” ÖRNEKLERİ 

    1-Aleyhisselam: Manası: Allah’ın selamı, onun üzerine olsun.

    2-Aleyhissalatu vesselam: Manası: Allah’ın salatu selamı onun üzerine olsun.

    3-Sallallahu aleyhi ve sellem: Manası: Allah’u Teâla, Ona salatu selam etsin.

    4-Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed: Manası: Allah’ım! (peygamberimiz) Hz.Muhammed'e ve aline (evladu iyaline) rahmet eyle.

    5-Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellim:Manası: Ey Allah’ım ! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed'e, evladu iyaline, ashabına salatu selam eyle. (Rahmet et, selametlik ver.) 

    6-Allahumme salli ala Muhammedin ve enzilhul'muk'adel'mukarrabe indeke yevmel'kıyameti.

Manası: Ey Allah'ım! Hz. Muhammed'e Salatu selam et, ve onu kıyamet gününde sana yakın bir yere(makam-ı Mahmut'a) indir. 

    7-Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin tıbbil'kulubi ve devaiha ve afiyetil, abdani ve şifaiha ve nuril'ebsari ve ziyaiha ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.

    Manası: Ey Allahım ! kalblerin doktoru ve devası, vucutların şifası, gözlerin nuru ve ziyası olan Muhammed'e (s.a.v) aline ve ashabına salatu selam eyle.

    8-Allahumme salli ve sellim ve barik ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin bi'adedi ilmike

    Manası: Ey Allah’ım! Efendimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v) ve efendimiz Hz.Muhammedin (s.a.v) aline nihayetsiz olan ilminin adedince salatu selam ve bereketler ihsan eyle.

    9-Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin mahtelefel-melevani ve teakabel-asarani ve kerraral-cedidani vestekbelel-ferkadani ve belliğ ruhahu ve ervaha ehl-i beytihi minnat-tahiyyete vesselame verham ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim teslimen kesiran kesira.

    Manası: Allah'ım melevan, asaran, cedidan ve ferkadan yıldızları devam ettiği müddetçe Efendimiz Muhammed'e (s.a.v) salat ve selam eyle. O'nun ve ehl-i beytinin ruhuna bizden saygı ve selam ulaştır.

    10-Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammedin ve Ademe ve Nuhin ve İbrahime ve Musa ve İsa ve ma beynehum minen'nebiyyine vel'murselin. Salevatullahi ve selamuhu aleyhim ecmain.

    Manası: Allah’ım! Hz.Muhammed'e(s.a.v), Hz.Adem, Hz.Nuh, Hz.İbrahim, Hz.İsa (a.s.v.) ve bunların arasında (gelip geçmiş bütün) peygamberlere rahmet ihsan eyle.

    11-Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin abdike ve Resulike ve alel'muminine vel'muminati vel'muslimine vel'muslimati.

    Manası: Allah’ım! Kulun ve Resulun Hz.Muhammed'e salat (Rahmet) et. Mümin olan erkek ve kadınlara, Müslüman olan erkek ve kadınlara da merhamet eyle.

    12-Allahumme Salli ala Ruhi seyyidina Muhammedin fil'ervahi ve salli ala cesedi seyyidina Muhammedin fil'ecsadi ve salli ala kabri seyyidina Muhammedin filkuburi. Allahhumme belliğ minni tehiyyeten ve selama.

    Manası: Ey Allahım! Ruhlar içinde sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed'in ruhuna, cesedler içinde Hz.Muhammed'in (s.a.v) cesedine, kabirler içinde Hz.Muhammed'in (s.a.v) kabrine salatu selam eyle. Allah’ım, benim selamımı sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'in aziz ruhuna vasıl eyle (ulaştır).

    13-Allahumme salli ala Muhammedin ve ezvacihi ve zurriyetihi kema salleyte ala İbrahime, ve barik ala Muhammedin ve ezvacihi ve zurriyetihi kema barekte ala İbrahime inneke hamidun mecid. 

    Manası: Ey Allahım! Hz.Muhammed'e zevcelerine ve soyuna rahmet et. Hz.İbrahime rahmet ettiğin gibi. Hz.Muhammed'e, zevcelerine ve soyundan gelenlere bereket ver. Hz. İbrahime bereket verdiğin gibi. Gerçek ki, Sen, Hamidsin (Öğülmüş yanlız sensin) Mecidsin (şan ve şeref sahibisin). 

    14-Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema salleyte ala İbrahime ve ala ali ibrahim,. İnneke hamidun mecid. 

    Manası: (Ey Allahım, Hz.Muhammed’e ve O'nun âline salat et. Hz. İbrahim (a.s)'a ve âline salat ettiğin gibi. Şüphe yok ki, sen Hamidsin,(Öğülmüş yalnız sensin), Mecidsin (Şan ve şeref sahibi yanlız sensin)

    15-Allahumme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammed, kema barekte ala İbrahime ve ala ali İbrahim, İnneke hamidun mecid.

    Manası: (Ey Allahım, Hz.Muhammed’e ve O'nun âline mübarek eyle. Hz. İbrahim (a.s)'a ve âline mübarek eylediğin gibi. Şüphe yok ki, sen Hamidsin, (Öğülmüş yalnız sensin), Mecidsin (Şan ve şeref sahibi yanlız sensin)

    SALAT VE SELAM'IN DİNİ HÜKMÜ

    A-) FARZ OLDUĞU DURUMLAR: Daha önce belirttiğimiz Ayet-i Kerimeye göre:

    Cenâb-ı Hak Kur’an’ında:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّۜ يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا ﴿٥٦﴾

“Muhakkak ki Allah ve Melekleri Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v) hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin. (O’nun şanını yüceltmeye özen gösterin) içtenlikle selam edin (Ona esenlik dileyin).” (Ahzab suresi, 56)

    Peygamber Efendimize salât ve selamlarımızla hürmetlerimizi arz etmek Farz-ı ayndır.Ömürde bir kere olsun Peygamberimiz (s.a.v)’e salât ve selam getirmek farzdır.

    Âyet-i kerimede "Salât" kelimesi geçmektedir. Bu kelime, Allah’a isnat edildiğinde 'Rahmet", Meleklere isnat edilğinde "Dua ve af dileme" anlamına gelmektedir.Ümmetten salât ise, ona dua ve onu tazim etmek demektir.

    Sehl b. Abdullah (r.a) dedi ki: ‘’Muhammed (sallallâhü aleyhi ve sellem)'e salât getirmek ibadetlerin en faziletlisidir. Çünkü böyle bir işi bizzat yüce Allah ve O'nun melekleri üzerlerine almışlar, sonra bunu mü'minlere emretmiştir. Sair ibadetler ise, böyle değildir.’’

İbni Mesud (r.a) Hazretlerinden rivayet edilen diğer bir Hadisi Şerifte Efendimiz (s.a.v): “ İnsanların şefaatime en layıkı, bana en çok Salâvat okuyanlardır.” (Sahih-i Buhari)

    “Bana Salâvat okuyan kimseye melekler Salâvat okur. Bana Salâvatı devam ettirdiği süre meleklerin ona Salâvatı devam eder. Bu duruma göre Salâvatı ister çok ister az okusun.” buyurmaktalar. (İbni Mace, İmam-ı Taberani)

    B-) VACİP OLDUĞU DURUMLAR: Bir kısım müctehidler, Peygamber (s.a.v)’in adı her anıldığında salâvat getirilip tazim olunması vaciptir demişlerdir. Bazdan ise, bir mecliste Peygamber (s.a.v)’in adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salât edilmesi vaciptir demişlerdir. Yalnız bir mecliste bir defa anılması durumu, zikir ve ibadet meclislerinde, Peygamber (s.a.v)’in siretini, söz ve fiillerini öğrenmek ve öğretmek için toplanılan ilim meclislerinde yeterli görülmemiştir. Ashap, Tabiin ve İslam büyükleri de her ismi anıldıkça salât ve selam getirmeye büyük özen ve önem vermişlerdir.

    C-) SALÂT VE SELAMIN MÜSTEHAB OLDUĞU DURUMLAR:

    1-) Kitaplarda Besmele ve Hamdele’den sonra.

    2-) Kitabın sonunda. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:“Kim herhangi bir kitapta benim üzerime salâvat getirirse (yani: salâvatı kitaba yazarsa) ismim orada kaldığı müddetçe melekler o adam için istiğfar ederler.”

    3-) Cuma günü ve gecesi.

    4-) Hacca giderken ve gelirken.

    5-) Kutsal yerleri ziyaret ederken.

    6-) Kulak çınlaması zamanı. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurur:

    “Sizden birinizin kulağı çınladığı zaman beni zikretsin, üzerime salâvat getirsin ve şöyle desin: “Beni ananı, Allah da hayırla ansın.”

    7-) Abdestin başında ve sonunda.

    8-) Sabah akşam onar kere.

    9-) Her hayırlı işten önce ve sonra.

    10-) Hatimden sonra.

    11-) Zikre başlamadan önce.

    12-) Şaban ayının gündüzlerinde ve gecelerinde.

    13-) Tevbe anında.

    14-) Hadis dersinden önce ve sonra.

    15-) Çarşıya girilince.

    16-) Sıkıntı anında.

    17-) Uykudan önce ve sonra.

    18-) Yemekten önce ve sonra.

    19-) Bir meclisten kalkınca.

    20-) Unuttuğumuzu hatırlamak istediğimiz anda.

    21-) Nikâh Hutbesinde. 

    PEYGAMBERİMİZ (s.a.v)’İN ADI ANILINCA ONA SALAT VE SELAM OKUMAYANLARIN DURUMU

    Hz Peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor:

    “Burnu sürtülsün o adamın ki yanında ben zikrolunurum da bana salâvat getirmemiştir.”

    “Allah’u Teâlâ bana iki melek müvekkel kıldı. Ben bir Müslümanın yanında anıldığımda bana salâvat getirdi mi behemehâl o iki melek ona:     “Allah seni bağışlasın” derler. Allah’u Teâla ve diğer melekleri de o iki meleğe cevaben: “Âmin” derler.”

    Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetinin selamını anında bana ulaştırır.” (Nesai, Sehv, 46)

    “Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salâvat edendir. Gerçek cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salâvat etmeyendir.” (Tirmizi, Deavat, 110)

    Ebû Süleyman Darani (k.s) şöyle anlattı: “Bir kimse Allah-ü Teâlâ Hazretleri’nden bir hacet dileyeceği zaman Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’in üzerine çokça Salâvat getirsin. Bundan sonra hacetini Allah-ü Teâlâ Hazretleri’ne arz etsin. Duasının sonunu da yine Resûlüllah (s.a.v) Efendimiz’e Salâvat okuyarak tamamlasın. Allah-ü Teâlâ Hazretleri iki Salâvat arasında yaptığı duayı kabul buyurur. Çünkü Allah-ü Teâlâ Hazretleri çok kerem sahibidir. İki makbul Salâvatın arasında makbul olmayan şey bırakmaz.” (Delaili Hayrat Şerhi S.28)

    Abdurrahman bin Avf (r.a)Hazretlerinden rivayet edilen diğer bir Hadisi Şerifte Efendimiz (s.a.v) şöyle haber verdi: “Cebrail Aleyhisselam bana geldi. ‘Ya Resûlüllah! Senin ümmetinden bir kimse senin üzerine bir defa Salâvat okursa, yetmiş bin Melaike-i Kiram, size Salât okuyan mü’min için ‘Ya Rabbi! Bu kulunu affeyle’ diye Rabbül Âlemin’e dua ederler.’ İşte bir kimseye melekler salât ederlerse, o kimse ehli cennetten olur.” (Buhari)

    Bir kul Âlemlerin Efendisine(s.a.v)’e bir defa Salâvat-ı Şerife okuduğu zaman eriştiği nimete bakınız. Günde Âlemlerin Efendisinin (s.a.v) üzerine yüz defa veya daha fazla Salâvat-ı Şerife okumaya devam edenleri Âlemlerin Efendisi şefaatinden hiç mahrum eder mi? Onun için Salât-ü Selamı hiç unutmayalım. 

    Efendimiz (s.a.v) buyuruyor: “Bana Salâvat okuyan için sırat üstünde büyük bir nur olacaktır. Bir kimse sırat üstünden geçerken nur ehli olunca cehennem ehli olmaz.” (Sahih-i Buhari.Müslim)

    SALÂT VE SELAM'IN TESBİT EDİLEN BAZI HİKMET VE FAYDALARI:

    Sayılacak hikmet ve faydalardan başka daha fazlası olabilir. Zaman geçtikçe ortaya çıkabilir. Fakat biz sınırlı da olsa bir fikir vermek amacıyla bir kaçını maddeler halinde sıralayacağız:

    1-) Salâvat getiren Allah’ın rahmetine mazhar olur,

    2-) Cennette Peygamberimiz (s.a.v)’e yakınlığa vesile olur,

    3-) Salât’ın dua olduğunu söylemiştik. Aynı dua her ne kadar Peygamberimiz (s.a.v)’e yapılmakta ise de salâvat getirene döner ve nasibini alır,

    4-) Ezandan sonra yapılan salâvat, Peygamberimiz (s.a.v)’in şefaatine sebep olur.

    5-) Salâvat duaların kabul olmasına vesile olur,

    6-) Feyzin artmasına ve ibadetlerin kabulüne sebep olur,

    7-) Kişinin manen derecesi yükselir,

    8-) Salâvatla kişi, Peygamberimiz (s.a.v)’e sevgisini ispat etmiş olur,

    9-) Dünya ve ahiretteki ihtiyaçlarının giderilmesine sebep olur,

    10-) Küçük günahların temizlenmesine vesile olur,

    11-) Fakirliğin önlenmesine ve gitmesine vesile olur,

    12-) Sıkıntı ve stresin gitmesine sebep olur,

    13-) Salâvat getiren, unuttuğunu hatırlar,

    14-) Salâvat getiren, nifaktan kurtulur...

    Bize düşen, fayda ve hikmetlerinden dolayı değil de, sadece Rasülüllah (s.a.v)’in sevgisini izhar için söyleyebilmektir ve buna devam etmektir. 

    Nisa Suresi 69 ve 70’inci ayetlerinde de şöyle buyurulur: “Allah’a ve Peygamber Sallallahu aleyhi vesellem efendimize itaat edenler, işte bunlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği Peygamberlerle, Sadıklarla, Şehitlerle ve iyi kimselerle, beraberdirler, Bunlarsa ne güzel birer arkadaş İşte itaatkârlara yapılan bu ihsan Allah’tandır .”

    Allah(c.c)ın ayetlerine inanmayan, itikat etmeyen bedbaht insanlar hakkında Nisa Suresi 14’üncü ayetinde şöyle buyuruyor: “Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder, Şeriat hükümlerini çiğneyip geçerse, onu da içinde ebedi olarak kalmak üzere ateşe koyar. Onun için, rüsvay edici, aşağı düşürücü bir azap vardır.”

    Gerçekten inancında sadıksan, Allah’u Zülcelali sevip rızasına ermek için, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimiz’in de şefaatine nail olmak için inancını göstermen lazımdır. Zira seven sevdiğinin ismini çok söyler. Biz de eğer, sevdiğim dediğimiz Allah’u Zülcelalin ismini anıp, Peygamber (s.a.v) Efendimiz’in de üzerine çok Salâvat-ı Şerife getirebiliyorsan o zaman sözümüzde sadıkız, değilse o zaman yalan söylüyoruz demektir.


Etiketler: Salavat Nedir? Peygamber Efendimiz'e Getirilen Salavatlar, Peygambere salavat nasıl getirilir, salat ve selamın dini hükmü, salat ve selam farz, sünnet | Mekteb-i Derviş

Benzer Konular