Mekteb-i Derviş | İslam

    VÜCUDA DÖVME YAPMAK VEYA YAPTIRMAK HARAM MIDIR?

    DİNİMİZDE DÖVMENİN YERİ

    Son yıllarda Müslüman toplumumuzda yayılmaya çalışılan, âdeta teşvik edilen, özendirilen, bu milletin inancıyla, örfüyle bağdaşmayan, genellikle batı kaynaklı, bazı sanatçı, artist, futbolcu, basketçi çeşitli spor dallarında görev yapan, TV. Dizilerinde, sinema filmlerinde özendirilen, insanlarımızı, özellikle de gençlerimize bulaştırılan, çok tehlikeli bir özenti var vücuda dövme yaptırma.

    İnsanların genelinde bulunan, dikkat çekme, kendini kanıtlama, karşı tarafı etkileme ve kendi kişiliği hakkında mesajlar verme yani kısaca farklı olma özlemi, tarih boyunca insanların birtakım eylemler yapmasına sebebiyetler vermiştir. El, kol, ayak, sırt gibi vücudun herhangi bir yerine birtakım motif ve yazıların işlenmesiyle yapılan dövmelerde bu özlemin neticesidir. Günümüzde bahusus Avrupa da çok yaygın olan dövme kentsel yaşamda, özellikle gençlerimiz arasında bu özenti, giderek daha fazla revaç kazanma yolundadır. İnsanlar, çok eski zamanlardan beri vücutlarının çeşitli yerlerine dövme yaptırmışlardır. Bugün bu adet, yer yer sürdürülüyor. Avrupa ve Amerika’da bazı gençler bunu bir “süs” şeklinde yaparken, yurdumuzda da birtakım havai gençler onları taklit ediyorlar, onlara özeniyorlar. Bu çok tehlikeli bir yöneliştir.

    1980 li yıllarda Avrupa-Hollanda’da, devletimiz tarafından, orada yaşayan Müslüman Türkleri irşat göreviyle görevlendirildiğimde, ilk defa bu tip insanlarla karşılaşmış, elleri yüzleri vücutların en mahrem yerlerine kadar dövmeli, kılıkları insan kılığından çıkmış, yırtık pırtık elbiseler, saçları rengârenk horoz ibiği gibi, boyunlarında urgan, ellerinde bira kutuları, kimisi, esrar, kimisi, eroin, kimisi kokain çekmekte, birçoğu homoseksüel, lezbiyen, bunları görünce ürkmüştüm. Bunlar kim diye sorduğumda Amsterdam Dom meydanında her sene dünyanın her yerinden gelen, homoseksüeller, eroinmanlar toplantısı. Çoğu ailelerinden kopmuş, vurdumduymaz, suç oranı yüksek gençler. Çok üzülmüştüm. Rabbim bizim nesillerimizi, masum ve mazlumları muhafaza eylesin demiştim. Maalesef yıllar sonra bizim toplumumuzda bunlara rastlar olduk. Bunları himaye eden savunan, teşvik eden gafillere de rastladık. Rabbim sonumuzu hayr eylesin. Devlet ve millet olarak tedbir almazsak, özümüze, dini ve milli değerlerimize dönmezsek sonumuz Avrupa’dan Amerika’dan daha kötü olacak. Yarın mahşer günü bunun hesabını veremez, Ecdadımızın ve Efendimiz(s.a.v)in yüzüne bakamaz hesabını veremeyiz. Ailemiz çocuklarımız, vatanımız, dinimiz bize emanettir. Emanete hıyanet olmaz.

    Cahiliye Arapları dövmeyi süslenmek için yaparlarken; dövme ile bedenlerine çeşitli şekil ve suretler yaparak bununla mafsallarının güç kazandığına inanırlardı. Bugün ise bu tamamen bir özentiden öteye geçmemektedir.

    Dövme, günümüzde tartışılan birçok yeni meseleler gibi olmayıp, Asrı saadetten öncede insanlık tarihini meşgul eden bir işlemdir. Durum böyle olunca İslam’ın ikinci kaynağı olan sünnet yani Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem) bunun hükmünü İslam’a göre gayet açık bir ifadeyle beyan etmiştir.  

    Dövme Kur’an'da geçmez. Kur’an'da Allah'ın yaratışını doğal durumu değiştirmenin şeytan işi oldu belirtilir. İşte bu doğalı değiştirme konusunda Kur’an tefsircilerinin çeşitli yorumları vardır. Tefsirciler Nisa süresindeki bu ayeti açıklarken bazı Hadisi Şerifleri aktarırlar. 

    Peygamber (s.a.v.) Efendimiz dövme yapan veya yaptıran kişiler hakkında:

    1-“ Dövme yapan ve dövme yaptırmak isteyen kadınlara Allah lanet etsin' buyurdu." (Abdullah ibni Ömer (r.a), Buhari 594, Müslim 2124/119)

    2-"Allah (vücuduna) dövme yapan ve kendisine dövme yapılmasını isteyen kadınlara lanet etsin. Bana ne oluyor ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in lanet ettiği kimselere lanet etmeyeyim! Bu Allah'ın Kitabında da vardır. Allah (Azze ve Celle) şöyle buyuruyor: "Rasul size ne verdi ise, neyi emrettiyse onu alınız, yapınız. Size neyi yasak etti ise ondan sakınınız, yapmayınız." (Haşr Suresi, 7.Abdullah ibniMesud (r.a) Buhari 5945, Müslim 2125/120)

    3-“Peruk takana ve taktırana, vücuduna dövme yapana ve yaptırana Allah lânet etsin!' buyurdu."(Ebu Hureyre (r.a). Buhari, Müslim, Neseî)

    4-“Peruk takan ve taktıran, kaşlarını alan ve aldıran vücuduna dövme yapan ve yaptıran lânetlenmiştir!' buyurdu."(Abdullah ibni Abbas (r.a).Ebu Davud)

    5-Her şeyi Kur’an’da bulmak zordur. Sahih-i Müslim'de bildiriliyor ki: İbn Mesut hazretleri  (Dövme yapan ve yaptıran peruk takan ve taktıranlara lanet olsun) mealindeki hadis-i şerifi rivayet edince Ümmü Yakub adında ihtiyar bir kadın itiraz edip  "Ben Kur’an’ın hepsini okudum ama böyle bir lanet yok” dedi. İbn Mesut hazretleri  "Dikkatli okusaydın mutlaka görürdün” diyerek şu mealdeki âyet-i kerimeyi okudu:(Resulullahın size verdiklerini alın yasakladıklarından sakının!) [Haşr Suresi, 7]"Allah dövme yapan, dövme yaptıran, yüzündeki tüyleri aldıran, güzellik için dişlerinin arasını seyrekleştiren ve Allah'ın yarattığını değiştiren kadınlara lanet etti. Bana ne oluyor ki,  ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in lanet ettiği kimselere lanet etmeyeceğim? O, Allah'ın kitabında var! Demiştir."(Abdullah ibniMesud (r.a).Buhari)

    6- Ebu Cuhayfe (RadıyallahuAnh) hacamatcı (kan alıcı) bir köle satın almıştı. “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacamat ücretinden, köpek bedelinden, zina kazancından nehyetti. Ve faiz yiyene, faiz yedirene, dövme yapana, dövme yaptırana, resim (suret) yapana lanet etti, dedi." (Buhari. 5963)

    İmam Nevevî, sağlık bakımından zarar vermediği takdirde dövmenin vücuttan giderilmesi gerektiğini söyler. Yapılacak operasyonun vücuda zarar vermesi veya geride çirkin bir manzara bırakması sebebiyle dövme giderilemezse kişi tövbe etmekle günahından kurtulur. (Şerhu Müslim, XIV, 106)

    Bundaki hüküm, dövmeyi yaparken kullanılan maddeye göre değişir. Şayet bu maddeler dinen necis sayılanların arasında bulunuyorsa, dövme de o hükme girer. Şayet temizse, o da temizdir. Bunda yapılacak şey, şayet ufak bir müdahale veya ameliyatla hallediliyorsa gidermeye çalışmaktır. Şayet giderilemiyor, buna da imkân bulunamıyorsa, o şekilde bırakılır. Çünkü Cenab-ı Hak kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez, onun üstesinden gelemeyeceği, yapamayacağı şeyleri istemez.

    Ben Kur’an’a bakarım Hadislere bakmam demek ile ben İslam’ın işime gelen yerini alırım işime gelmeyeni almam deme arasında fark yoktur. Resule ita’atın gerekli olduğunu ve onun din adına bir şey söylediğinde kendinden değil Allah’dan olduğunu söyleyen Kur’an’dır. Mevla Teâla hazretleri Rasûlüllâh (sallallahu aleyhi ve selem) in ve ashâbının (Allah onlardan razı olsun) yolu olan Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat mezhebinin gerek amelî gerekse îtikādî görüşlerinden ve bu görüşte olan Âlimlerimizden bizleri ayırmasın. Âmin.

    Dövme Yaptırmak Caiz midir?

    Diyanet İşleri Başkanlığı,Din.İşl.Y.Krl. Fetvası

    “Vücuda iğneler batırılıp, açılan deliklere boyalı maddeler konularak yapılan dövme, eski çağlardan beri yapılan bir cahiliye âdeti olup, sağlık açısından zararlı olduğu gibi, dinen de yasaklanmıştır. Nitekim dikkat çekmek, daha güzel görünmek amacıyla, yaratılıştan verilmiş olan özellik ve şekillerin değiştirilmesi İslam dininde, fıtratı bozma kabul edilerek yasaklanmıştır. (Nisâ Suresi, 119)

    Hz. Peygamber (s.a.v), vücuda dövme yapmak, dişleri incelterek seyrekleştirmek gibi ameliyeleri, yaratılışı değiştirmek, fıtratı bozmak kapsamında değerlendirmiş ve bunu yapanların ve yaptıranların Allah'ın rahmetinden uzak olacağını bildirmiştir. (Buhârî, Libâs, 83-87; Müslim, Libâs, 120). Dolayısıyla dövme yaptırmak caiz değildir (İbn Kudâme, el-Muğnî, I, 129).

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu konuya ilaveten: Fetvada, "Vücudunda dövme bulunan bir kimse mümkünse, onu ortadan kaldırmalıdır. Bu mümkün olmazsa, Allah'tan bağışlama dilemelidir" denildi. Din İşleri Yüksek Kurulu'nun fetvasında şu ifadelere yer verildi:"Dövme yani vücuda iğneler batırarak deri altına boya zerk etmek sureti ile deri üzerinde çeşitli şekiller oluşturmak dinimizce yasaklanmıştır. Peygamberimiz şöyle buyurmuştur, 'Dövme yapan ve yaptıran kadınlara, kaş ve yüzlerinden tüy yolan ve yolduranlara, dişlerini seyreltip inceltenlere ve bu şekilde Allah'ın yarattığı şekli değiştirenlere Allah lanet etmişti.' Dövme yaptırmak yasaklanmış olmakla birlikte, deri üzerinde suyun alta ulaşmasına engel olacak bir tabaka oluşturmadığı için gusül ve abdeste engel değildir."

    GEÇİCİ DÖVME GUSÜLE ENGEL

    Din İşleri Yüksek Kurulu, "Dövme yaptırmak, abdeste veya gusle engel midir?" ve "Kalıcı dövme ile geçici dövmenin bu konudaki hükmü aynı mıdır?'' soruları üzerine, şu yanıtı verdi:

    "Vücudunda dövme bulunan bir kimse mümkünse, sağlığına zarar vermeyecek yöntemlerle onu ortadan kaldırmalıdır. Bu mümkün olmazsa Allah'tan bağışlama dilemesi, yaptığına pişmanlık duyması gerekir. Yapıştırma yöntemi ile deri üstüne yapılan geçici dövme ise suyun deriye ulaşmasına engel olacağından gusül ve abdeste engel olur."

    PEKİ, DÖVME NEDİR?

    Dövme, derinin iğne ucuyla çizilip kanatılmasından sonra sürülen boyanın deri altına geçmesini ve bir daha çıkmamasını sağlayan bir işlemdir. Peygamberimiz bu şekilde dövme yapanı ve yaptıranı lanetlemiştir.Dövme, domuz yahut balık ödü, is karası, susam yağı gibi ilaçlarla yapılır. İşlem sırasında kişi büyük bir ızdırap duyar. Büyük boyda dikiş iğneleri yan yana dizilerek bir deste halinde bağlanır. Beğenilen resim ve şekil çizilir, sonra bu iğne destesi o şekil üzerine bastırılarak zımbalanır. Bu cılk yaranın üstüne renk verici madde sürülüp bezle sarılır. Renk maddesi yukarıda saydıklarımızın dışında normal boya veya kara barut olabilir. Genellikle barut ve çin mürekkebi kullanılır. Dövme iğnelerinin acısı bittikten sonra yaranın acısı başlar. İğnelenen yer şişer, iltihap yapar, tıpkı normal bir yara gibi işler ve kabuklanır. Bir de cilt altına yabancı bir cisim gömerek yapılan dövme vardır ki, buna en fazla Eskimolar'da, Çukçiler'de Gurdenlandlılar'da ve İtalya'nın bazı bölgelerinde rastlanır.

    Dövme (veşm) yaptırmak vücutta kalıcı iz bırakır ve dövme, artık vücudun bir parçası haline gelir. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Dövme yapmak ve yaptırmak aşağıda da gösterileceği gibi, peygamberimiz tarafından lanetlenmiştir. Dolayısıyla dövme yapmak ve yaptırmak caiz değildir, fakat dövmenin kendisi abdest ve gusül almaya engel teşkil etmemektedir, çünkü o, derinin üzerinde değil, altında olup vücudun bir parçası haline gelmiştir.

    Kına (henna) vücutta kalıcı iz bırakmaz, yıkandıkça temizlenir. Fakat kınayla vücuda resim çizdirmek veya yazı yazdırmak (örneğin, bir müzisyen resmi çizdirmek ya da siyasi görüş belirtmek amacıyla değişik yazılar yazdırmak gibi) ta estetik ve farklı görünüm amaçlı bir davranıştır. Bu tür tasarrufların estetik görünüm amaçlı olduğu dikkate alınmalı ve insanın yaratıldığı şekil ve sureti değiştirme maksadı güttüğü de gözden kaçırılmamalıdır. Dövmenin caiz olmadığını bildiren hadis şöyledir:"Resulullahsallallahu aleyhi ve sellem faiz yiyeni, yedireni, ona şahitlik edenleri, onu yazanı; dövme yapanı, güzelleşmek için dövme yaptıranı, sadakaya mani olanı, hulle* yapanı ve hulle yaptırmak isteyeni lanetledi." (Buhârî, Libâs, 82-87; Müslim, Libâs, 119)

    * Bir erkek, üç kere boşadığı kadınla tekrar evlenemez. Fakat bu kadın bir başka kocayla normal olarak evlenir ve bu ikinci koca onu boşar veya ölürse, iddeti tamamlandıktan yani Kur'ân'da belirlenmiş bir süre bekledikten sonra ilk kocasıyla tekrar evlenebilir. Bazı kimseler, kocasının üç kere boşadığı kadınla, anlaşmalı olarak nikâh kıyıp, gerdekten sonra onu boşayarak ilk kocasına helâl olmasını sağlamaya çalışmaktadırlar ki, buna hulle denir. Hadis-i şerifte bu davranış lânetlenmiştir.

    Vücudumuz bize Allah’ın eşsiz bir emânetidir. Bu emâneti, Allah’uZülcelâl’e, aldığımız gibi kusursuz ve noksansız teslim etmek, her şey bir yana, bizim fıtrat ve vicdan borcumuzdur. Üzerinde, fıtrat dışı ve keyfî olarak kalıcı tasarrufta bulunmaya yetkimiz olmadığı gibi, esâsen buna izin de yoktur. Bu kabilden olarak, meselâ vücuda dövme yaptırmak câiz değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından yasaklanmıştır.

    Dövme, vücut üzerinde ihtiyaç dışı, kalıcı izler bırakan, vücudu tahrif ve tahrip eden bir tasarruftur. İnsanın asâletine ve saygınlığına da uygun değildir.

    Dövme İslâm toplumunun bir geleneği ve örfü değil; yabancı kültürlerin bir örfüdür. Yabancı kültürlerin insan fıtratına uygun olmayan uygulamalarını taklit etmek ise, her zaman, arkasından başka olumsuz tavırlara ve gelişmelere de kapı açma riski taşımaktadır.

Âlimler dövme yapılan yerde kan hapsedildiğinden, dövme yerinin necis olduğunu söylemişlerdir.

    ÜÇ DİNDE DÖVME

    Peygamberlerden dövme yaptıran olmamıştır. Tavsiye edilen faziletli bir mesele olsa, peygamberlerde aramak bir mana ifade eder. Fakat İslam’ın tavsiye etmediği ve faziletli görmediği bir meseleyi diğer peygamberlerde aramaya çalışmak bile abesle iştigaldir. Bilakis eski kutsal metinlere bakılırsa dövmenin aleyhinde cümlelere rastlamak bile mümkündür.

    Mesela Musevilikte Tora/Tevrat metinlerinde dövme sakıncalı bulunur. İncil’de açık bir hükme rastlanmamakla beraber, sakındırıcı cümleler bulmak mümkündür. Mesela İncil’de şu cümle gözden kaçmaz: “İmana dayanmayan her şey günahtır. (Romalılar 14.23.)

    ”Kur’ân’da da kendine zarar vermenin, yaratılışı değiştirmeye çalışmanın, boş heveslerin sakındırıldığı âyetler vardır.

    Aslında bir genç şu soruları kendine sorarsa doğru cevabı kendisi bulabilir: Niçin dövme yaptırmak istiyorum? Benim için ne kadar önemli? Yaptıracağım şekil imanımla ne ölçüde bağdaşıyor? Sağlık risklerine değer mi? Bedenimle gösteriş yapmak ya da gururlanmak imana uygun mudur? Bilerek ya da bilmeyerek yaptırdığım bazı simgeler beni yanlış eğilimlere sürükler mi? Arkadaş ve moda baskısına nereye kadar boyun eğmeliyim ve nerede “dur” demeliyim?

    DÖVMENİN GÜNAH OLMASININ HİKMETLERİ

    Doğrusu şu ki, vücudumuz bize Allah’ın eşsiz bir emanetidir. Bu emaneti, CENAB-I HAKKA, aldığımız gibi kusursuz ve noksansız teslim etmek, bizim fıtrat ve vicdan borcumuzdur. Üzerinde, fıtrat dışı ve keyfî olarak kalıcı tasarrufta bulunmaya yetkimiz olmadığı gibi, esasen buna izin de yoktur. Bu kabilden olarak, meselâ vücuda dövme yaptırmak, dişleri törpüleyip değiştirmek, yaratılışı değiştirmeye yönelik müdahalelerde bulunmak caiz değildir. Bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından yasaklanmıştır. (Buhârî, Libas, 85-87; Müslim, Libas, 119.)

    Bu yasaklamanın, ilk bakışta görebildiğimiz hikmetlerine gelince:

    1. Allah’ın yarattığı şekil üzerinde kalıcı tasarruflar yapılması bizzat Rabbimiz tarafından hoş karşılanmamaktadır. Fıtrattan olmayan hiçbir keyfî tasarrufa izin yoktur. Ancak, tıbbın ve sağlığın zorunlu kıldığı tasarruflar konumuzun dışındadır.

    2. İnsan vücudu o kadar güzel, o kadar kusursuz ve o kadar üstün niteliklere sahiptir ki, hiçbir dış müdahalenin bu vücudu daha güzel, daha alımlı, daha cazip ve daha harika yapmasına imkân yoktur. Kur’ân bunu, “Rahmân’ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin. Gözünü çevir de bir bak; bir boşluk bulabilir misin?” Sorusuyla hatırlatır. (Mülk Sûresi, 3.)

    3. Cenab-ı Hak,insan vücudunu, diğer bütün varlıkların vücutları yanında Cemal sıfatıyla tezyin etmiş, eşsiz bir güzellik ihsan buyurmuştur. Dövme bu güzelliğe güzellik katmamakta; bilakis vücudu tahrip etmekte, hazır letafetini ve güzelliğini bozmaktadır.

    YALANCI BİR KARİZMA VERİYOR

    4. Başlangıçta göze ve kulağa hoş gözüken bir müdahale, ileri yıllarda vücut için bir musibete dönüşebiliyor. Vücut, kabul etmediği bir müdahalenin acısını, müdahale sahibinden fazlasıyla çıkarabiliyor. Meselâ dövme yapılan bölgede toplanan ve dağılmayan kirli kanın, zamanla hiç de hesapta olmayan bir hastalığa dönüşmeyeceğini tıp garanti edemiyor.

    5. Dövme İslâm toplumunun bir geleneği, örfü değil; yabancı kültürlerin bir örfüdür. Yabancı kültürlerin insan fıtratına uygun olmayan uygulamalarını taklittir. Âlimler dövme yapılan yerde kan hapsedildiğinden, dövme yerinin necis olduğunu söylemişlerdir.

    6. Dövme, vücut üzerinde ihtiyaç dışı, kalıcı izler bırakan, vücudu tahrif ve tahrip eden bir tasarruftur. İnsanın asaletine, ciddiyetine, dürüstlüğüne ve saygınlığına uygun değildir. İnsana olduğundan fazla, yalancı bir karizma veriyor. Yalancı bir gösteriş ve gurur veriyor.

    7. Dövmenin bedene verdiği hasarı daha sonra tıbben gidermeye çalıştıkça hasar büyüyor. Tam bir musibete dönüşüyor. Çoğu zaman da kalıcı hasara sebep oluyor.Yasağın bu derece şiddetli olması özellikle Allah'ın yarattığı tabii güzelliği beğenmeyip bozmaya kalkışmaktan dolayıdır. İslâmiyet insan tabiatına en uygun din olduğu için insanların her hal ve hareketlerinden daima tabii olmalarını, sun'i ve sahte hareket ve fiillerden sakınmalarını istemektedir. İnsanın şekli fıtrîdir. Allah'ın bahşettiği bu tabiî şekil ve güzelliğin üstünde bir güzellik var mıdır? Şayet daha güzel bir şekil olsaydı meselâ Allah dudaklarımızı, kırmızı yaratırdı. (Tecrid-i Sarih Trc. V, 351-352).

    Bilmeden Dövme Yaptıran Biri Ne Yapmalı?

    Bundaki hüküm, dövmeyi yaparken kullanılan maddeye göre değişir. Şayet bu maddeler dinen necis sayılanların arasında bulunuyorsa, dövme de o hükme girer. Bunda yapılacak şey, şayet ufak bir müdahale veya ameliyatla hallediliyorsa gidermeye çalışmaktır. Şayet giderilemiyor, buna da imkân bulunamıyorsa, o şekilde bırakılır. Çünkü Cenab-ı Hak kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez, onun üstesinden gelemeyeceği, yapamayacağı şeyleri istemez.

    Dövmeyi Sildirmek Dinen Gerekli midir?

    Başta Şafiler olmak üzere bir gurup Âlimler, dövme yapılırken kınanın veya boyanın kanla karışmasıyla necis pis olduğunu, dövmeyi yok etmenin vacip olduğunu söylemektedirler. Hanefi kitaplarından olan “Reddü’l-Muhtar” da, İbn Abidin şöyle demektedir: Nasıl ki elini necis kına ile kınalayan kişi, elinin temiz olması için kınayı izale etmesi şart olmayıp elini yıkaması yeterlidir, aynı şekilde dövmede necis olan kanla buluşan kına/boya, yıkamakla temiz olur. 

    Şayet dövmeyi ilaçla izale etmek mümkünse, izale etmek vaciptir. Ancak ilaçla değil de kazımak gibi yaralamakla mümkünse bakılır, şayet zarardan veya daha fazla bir ayıptan korkulursa o dövmeyi izale etmek vacip değildir. Tövbe etmek gerekir. Şayet kazımada zarar yoksa izale edilmesi gerekir.

    Günümüzde dövmeyi sildirmek, dövmede kullanılan renklere ve tenin rengine göre değişmektedir. Ancak her durumda da sıkıntılıdır. Yaptığım araştırma neticesine göre santimetre karesi 10 dolardan yapılarak 150 ila 800 dolar arası gözden çıkarılması gerekiyor. Tüm bunlara rağmen yüzde yüz sonuç alma garantisi de vermiyorlar.

    Netice olarak dövmeyi sildirme imkânı varsa sildirilmelidir. İmkân olmaması durumunda ise İbn Abidin’in dediği gibi orayı yıkamakla yetinilir. Şayet dövme bir suret ise en azından namaz kılınırken mekruh olmaması için üzerini kapatmak gerekir.

    Bilerek veya bilmeyerek böyle bir günahı işlemiş olan kimse de Allah'tan mağfiret diler, tövbe istiğfar eder.

    Rabbim cümlemizi hakkı hak bilip tabi olmayı, batılı batıl bilip sakınmayı nasip eylesin. Günah batağına girmekten, yanlış fikirlere kapılmaktan, kibir ve riyadan cümlemizi muhafaza eylesin. Amin…


Etiketler: Bilmeden Dövme Yaptıran Biri Ne Yapmalı?, Dövme Yapmak veya Yaptırmak Haramdır, dövme caiz mi, kuranda dövme, hadislerde dövme, kına yapmak caiz mi, dövme neden haram, dövme abdeste engel mi, dövme gusle engel mi, dövme haram diyanet işleri başkanlığı, geçici dövme kalıcı dövme, dövme nedir, diğer dinlerde dövme, dövme hanefi şafi | Mekteb-i Derviş

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi
Benzer Konular