Mekteb-i Derviş | İslam

    TEVBE İSTİĞFAR

    Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullahe'l-azim el-kerîm, ellezî lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyumü ve etubü ileyhi,

    tevbete abdin zalimin li-nefsihi, la yemlikü li-nefsihi mevten vela hayâten velâ nüşûra.

    Ve es-elühü't-tevbete ve'l-mağfirete ve'l-hidayete lenâ, innehû, hüve't-tevvâbü'r-rahim.

    (Her namazda farzın ardından "etubü ileyhi" kısmına kadar okunması faziletlidir.)

    Anlamı

    Tevbe ettim ya Râbbi, Tevbe ettim ya Râbbi, Tevbe ettim ya Râbbi,

    El-Âzim (çok yücesin), El-Kerîm (çok cömertsin), Er-Rahîm (çok merhamet edicisin).

    O öyle bir Allah ki, her zaman ayakta ve ölümü olmayan bir Allah'tır.

    O'ndan başka ilah yoktur. Allah'a tövbe ediyorum.

    O öyle bir tövbe ki; nefsini ne öldürebilecek, ne de yaşatabilecek aciz ve zalim bir kulun tevbesiyle tevbe ediyorum ve Allah'tan tevbe   bağışlanma ve hidayet istiyorum.

    Çünkü O (Allah) bütün tevbeleri kabul eden çok merhametlidir.

    TEVBE-İ İSTİĞFAR'IN ÖNEMİ

    Kâinatın en üstün varlığı olan insan, hem iyilik ve hem kötülük yapmaya uygun olarak yaratılmıştır. Bu bakımdan her insan günah işleyebilir. Hiç günah işlememek meleklerin, hiç iyilik yapmamak da şeytanın özelliğidir.

    Cenâb-ı Hak, Peygamberleri vasıtası ile iyi ve kötü olan işleri bildirmiş, iyi olanların yapılmasını emretmiş, kötü olanları da yasaklamıştır.

    Müslüman, istemeyerek de olsa, kötü bir iş yaptığı zaman, hemen pişmanlık duyup günahtan uzaklaşmalıdır. Çünkü günahlar kul ile Allah arasında bir perdedir. Ebedi saadete ulaşmak, bu perdeyi kaldırmakla mümkündür.

    Günahlardan temizlenmenin yolu Allah’a tevbe etmektir. Dinimize göre, günahlardan tevbe etmek vaciptir.

    Tevbe; günahları terk edip bir daha günah işlememek için söz vermektir. Tevbenin ruhu, günahtan pişmanlık duymaktır. Tevbe etmenin üç şartı vardır. 1. Günahtan vazgeçmek, 2. Yaptığına pişman olmak, 3. Bir daha günah işlememeye söz vermek.

    Eğer işlenen günah kul hakkı ile ilgili ise, hak sahibinin hakkını vermek ve onunla helalleşmek de şarttır. (R.S.Terc. c. 1, sh. 17…)

    Tövbenin kelime anlamı; Tövbe etmek, herhangi bir suretle daha önceleri işlenmiş olan günah ve kötülüklerden pişmanlık duymak ve bir daha günah işlememeye ve kötülük yapmamaya azmetmektir. Gerçekten tevbe yapmış olan bir Müslüman, tövbesinde durur ve eski günah ve kötülüklerine bir daha dönmez, işte Allah (c.c) indinde bu şekildeki tövbeler makbuldür. Tevbe edenlerden maksat aklına geldiği zaman, haftada ayda yılda tevbe edenler değil, beşeriyet icabı işlenen günahlarına her gün devamlı olarak tevbe etmek ve bir daha günah işlememeye gayret sarf etmektir. Bir Müslüman, sadece geçmiş günahlarına ve kusurlarına tevbe etmekle kalmamalı, aynı zamanda hem bir daha o günahları işlememeye azmetmeli, esasen tevbe, işte bu takdirde hakiki tevbe sayılır.

    Cenab-ı Hak Tahrim suresi 8. ayetinde şöyle buyuruyor:

    .يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُوٓا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاۜ...

    “Ey İman edenler! Allah’a öyle tevbe edin ki, tam bir pişmanlık halis bir tevbe olsun. Ola ki Rabbiniz, kötülüklerinizi örter ve sizi, (ağaçları) altından ırmaklar akan Cennetlere koyar.”

    Hud suresi 3. ayetinde “Hem Rabbinizin mağfiretini isteyin. Sonra O’na tevbe edin ki, sizi takdir edilmiş belirli bir zamana (ölüme) kadar güzel bir şekilde yaşatsın.”

    Hud suresi 90. ayetinde “Rabbinizden mağfiret dileyin. Sonra, günahlardan tevbe edip O’na sığının.”

    Hud suresi 112. ayetinde “Onun için sen (Ey Habibim) emrolunduğun şekilde, beraberinde tevbe edenlerle dosdoğru hareket et.”

    Nasr Suresi 3. ayetinde:”Rabbine hamdederek O’nu tesbih et ve Ondan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.”

    Asr Suresi 3. ayetinde de:” Ancak iman edip, iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler kurtulmuştur.“

    Müslüman tevbe etmekte acele etmeli, geciktirmek büyük bir tehlikedir. Zira günah işleye işleye insanın kalbi kararır ve temizlenemez hale gelir. Yine aniden gelecek bir hastalık ve ölümle tevbe fırsatı kalmayabilir. Onun için akıllı bir insan günahına hemen tevbe etmeli ve o günahı yok edecek bir iyiliği arkasından hemen yapmalıdır.

    Cenab-ı Hak: ... وَتُوبُوٓا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعًا اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ ﴿٣٢ ﴾“Ey Müminler, hep birden Allah’a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.” (Nur suresi, 31)

    ... اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ التَّوَّاب۪ينَ وَيُحِبُّ الْمُتَطَهِّر۪ينَ ﴿٢٢٢﴾

    “Şüphesiz Allah çok tevbe edenleri, çok temizlenenleri sever.” (Bakara suresi, 222)

وَهُوَ الَّذ۪ي يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِه۪ وَيَعْفُوا عَنِ السَّيِّـَٔاتِ وَيَعْلَمُ مَا تَفْعَلُونَۙ ﴿.٢٥﴾

    “O (Allah’u Azimüşşan), kullarının tevbesini kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.” (Şura suresi, 25)

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) de: “Siz günah işlemeseniz, Allah günah işleyecek bir halk yaratır, onları affederdi.” (Müslim ve Şerhi c. 11, sh. 943, No: 9 (2748)

يَا اَيُّهَا النَّاسُ تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ وَاسْتَغْفِرُوهُ فَاِنِّى اَتُوبُ فِى الْيَوْمِ مِائَةَ مَرَّةٍ

    “Ey insanlar! Allah’a tevbe-i istiğfar edin. Ben günde yüz kere tevbe ediyorum.” (Müslim; R.S. Terc. c. 1, sh. 17, No: 14)

    “İstiğfara devam eden, her türlü sıkıntı ve üzüntüden uzaklaşır, geçim darlığından kurtulur, ferahlığa çıkar, ummadığı yerden rızka kavuşur.” (Nesai)

    “Kalplerin cilası istiğfardır.” (Beyhaki)

    “İster hayır meclisinde, isterse lüzumsuz konuşmaların akabinde: Sübhaneke allahümme ve bihamdike ve eşhedü en la ilahe illa ente estağfiruke ve etübu ileyke.” okursa işledikleri günahları bağışlanır. (Tirmizi)

    “Bir kimse, işlediği günaha tevbe edince, Allah’u Teâlâ meleklerine: “Şu kimseye bakın, günah işledi. Günahının cezasını veren ve affeden bir Rabbi olduğunu hatırlayıp tevbe etti. Şahit olun ki onu affettim.” (Buhari)

    İmam-ı Gazali (r.a.) diyor ki: Tevbenin kabulünün alametleri vardır. Böyle bir kişi:

    1- Tevbe ettiği günahlara meyletmez.

    2- Her yerde, her zaman Cenâb-ı Hakkın kendisini gördüğünü bilip günah işlemekten utanır.

    3- Fasıklardan kaçar, Salihlerle beraber olur.

    4- Dünya malına tamah etmez. Ahiret için çalıştığını az görür.

    5- Farz amelleri aksatmaz.

    6- İşlediği günahları hatırladıkça üzülür ve istiğfar eder. Bütün azalarını günah işlemekten muhafaza etmeye çalışır.

    Tevbe de samimiyet önemlidir. Yoksa yazboz tahtası gibi olursa Efendimiz (s.a.v)’in şu şiddetli ikazıyla karşılaşır:

“Günaha devam edip, dili ile istiğfar eden, Rabbi ile alay etmiş sayılır.” (Beyhaki)

“Her namazdan sonra 33 kere sübhanellah, 33 kere Elhamdülillah, 33 kere Allahu ekber daha sonra La ilahe illallahu vahdelu la şeriykeleh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey’in kadiyr.” diyenin deniz köpüğü kadar çok günahı olsa da Allah affeder. (Buhari, Müslim)

     TÜM DUALAR


Etiketler: Tevbe İstiğfar Duası Okunuşu Anlamı, Tevbe İstiğfar, tevbe duası, tevbe etmek, nasıl tevbe edilir, tevbe, tövbe etmek, tövbenin önemi, tevbenin önemi | Mekteb-i Derviş

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi
Benzer Konular