Mekteb-i Derviş | İslam

    ZİLHİCCE AYININ FAZİLETİ VE KURBAN

    ZİLHİCCE AYI ZİKİRLERİ, DUASI, İBADETLERİ

    Kur’an-ı Kerim’de bizzat Kur’an’ın, bazı nesnelerin ve zamanların mübarek kılındığı belirtilir. Bazı yerler içinde mübarek (ilahi, bereket, hayır ve feyze sahip) ve mukaddes (manevi kirlerden arınmış mübarek) sıfatları kullanılmaktadır. Bu çerçevede Allah’ın Hz. Musa (a.s.)ile konuştuğu mübarek yerdeki, mukaddes vadi Tuvâ’ya,Hz. Musa (a.s.)’ın kavmine vatan olarak seçtiği ve bereketli kıldığı mukaddes toprağa atıfta bulunulmaktadır. Ayrıca, Kur’an- Kerim’de, Kudüs’teki Mescidi Aksa’nınçevresinin mübarek kılındığı, insanlar için yeryüzünde kurulan ilk mabedin Mekke’deki mübarek ev Kâbe olduğu ifade edilmiştir. Yine Kur’an’da Allah’ın evi kabul edilen Kâbe’nin bulunduğu Mekke şehri ve çevresinin her türlü tecavüzden korunmuş ve güvenli bir yer olduğuna işaret edilmiştir. Benzer şekilde sahih hadisi şeriflerde adı geçen zaman mekân ve nesnelerin mukaddes ve mübarek oluşu dile getirilmiştir. (Enam suresi, 92; Enbiya suresi, 50;Nur suresi, 35; Duhan suresi, 3; Kasas suresi, 30; Taha suresi, 12; Naziat suresi, 16; Araf suresi, 137; İsra suresi, 1; Âl-i İmrân suresi, 39)

    Hani mağazalarda, marketlerde “indirimli satış” günleri, "fırsat reyonları" olur ya! Normal zamandakine göre insanlar aradıklarını daha ucuza alabilirler. O zamanlar fırsat zamanlarıdır. İşte bunun gibi, senenin çeşitli zaman dilimlerinde de Yüce Rabbimizin kulları için fırsat olarak belirlediği anlar vardır. Günahkârlar tövbe etsin, sâlih amel işlemek isteyenler amele yönelip bol sevap kazansın, insanlar kendilerini nefis muhasebesinden geçirsinler diye…

    İşte bu ay içine gireceğimiz zaman dilimi tam da böyle bir zaman… Çoğu zaman insanlar, dinde aslı astarı olmayan zaman dilimlerine önem verir, olmadık bid'at ve hurafelerle kutlama yaparlar ama dinde gerçekten aslı olan, Allah Resûlü (s.a.v.) ve ashab-ı kiramın amel edip teşvik ettiği zamanları gereği gibi değerlendirmezler. Zilhicce ayı da maalesef kadrini bilmediğimiz bir fırsat zamanı...Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esâsından biri olan hac farîzasının îfâ edildiği umûmî af ayıdır. Arafat’a çıkıldığı, Allah için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.

    Kamerî ayların yıl içindeki son ayı olan ve içinde hac yapıldığı için “zilhicce” diye anılan ay. Bu ay ve özellikle bu ayın ilk on günü İslami yaşantımız açısından son derece büyük bir öneme sahip. Peki, ne açıdan?

    1. Bu ayın dokuzuncu günü olan “arefe” sene içindeki günlerin en faziletlisidir. Düşünebiliyor musunuz: Senenin en büyük günü bu ayda!

    2. Müfessirlerin çoğunluğu, Fecr Sûresi'nin 2. âyetinde“on geceye yemin olsun” ifadesinde üzerine yemin edilen on gecenin zilhicce ayının ilk on gecesi olduğu görüşündedir. Abdullah İbn Abbas ve İmam Şâfiî (r.anhüma) “Bilinen günlerde Allah’ın ismini zikretsinler” ayetinde geçen (Hac Suresi,28)“bilinen günler” ifadesini zilhiccenin ilk on günü şeklinde yorumlamışlardır. Bir başka deyişle nasıl ki Ramazan ayı ve Kadir gecesinin fazileti ayetler ile sabit ise bu ayların fazileti de ayetler ile sabittir. 

    3. İslam’ın beş şartından biri olan Hac ibadeti bu ayda yerine getirilir ve Kurban bu ayda kesilir. Yine kurban bayramında teşrik tekbirleri getirilir. 

    4. Sahih hadislerde Peygamberimizin (s.a.v.) belirttiğine göre “sâlih amelin Allah’a en sevimli geldiği günler zilhiccenin ilk on günüdür

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “Hiçbir günde yapılan sâlih amel Allah’u Teâlâ’ya Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan sâlih amelden daha sevimli olamaz. Bu günlerde tutulan bir gün oruç bir senelik oruca, bir gecesini (ibadet ile) ihyâ etmek de Kadir gecesini ihya etmeye denktir.”(Sünen-i Tirmizî. İbniMace)

    “Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, yedi yüz misli sevab verilir.” [Beyhekî]

    “Terviye günü [Arefe’den önceki gün] oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.” [Ramuz’ulEhadis]

    “Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutan, her günü için yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş yahut Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevab alır.” [R. Nasıhin]

    “Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.” [T. Gafilin]

    “Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.” [EbulBerekat]

    “Zilhiccenin ilk on günü, fazilette bin güne, Arefe günü ise on bin güne eşittir.” [Beyhekî]

    “Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.” [Taberani]

    “Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” [Taberani]

    Tesbih: Sübhanallah,

    Tahmid: Elhamdülillah,

    Tehlil: Lâ ilâhe illallah,

    Tekbir: Allahüekber, demektir.

    5. Allah Resûlü’nün, zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tuttuğu ve bunu tavsiye ettiği rivayet edilir. Hacda olanların ise arefe günü oruç tutmamaları tavsiye edilmiştir. Şu halde Ramazan'a özlem duyanlar için işte9 günlük bir fırsat. Üstelik Allah Resûlü'nün deyimiyle Allah'ın ameli en çok sevdiği 9 gün!Zilhiccenin ilk on gecesi “leyâli-i aşere” yâni 10 mübârek gecedir.

    Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazîlettir. Kurban bayramından evvel dokuz gün oruç tutmalı, 10’uncu günü kurban kesilinceye kadar bir şey yemeyip kurban etinden yemelidir. Bu mendubdur.

    Hiç olmazsa 8’inci gün ile beraber 9’uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzımdır.

    Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Ashab-ı kiram, (Ya Resulallah, bu ayın ilk günleri yapılan ameller, Allah yolundaki cihattan da mı daha kıymetlidir?) dediklerinde, (Evet, cihattan da kıymetlidir, ancak canını, malını esirgemeden savaşıp şehid olanın cihadı daha kıymetlidir) buyurdu. (Buhârî)

    Hz.Ebüdderda(r.a) buyurdu ki: Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli, çok dua ve istiğfar etmelidir, çünkü Resulullah (s.a.v), (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutanın ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevab verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır. Cennette yüksek derecelere kavuşur.” (Şir’a)

    Her hafta saç, sakal, tırnak kesmek sünnettir. İbniÂbidin hazretleri, (Zilhicce ayının ilk on günü, bu sünnetleri geciktirmemeli. (Kurban kesecek kimse, Zilhicce ayı girince, saçını ve tırnağını kesmesin) hadis-i şerifi, emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehabdır) buyurmaktadır. Kurban kesecek kimsenin, Zilhicce ayının ilk gününden, kurban kesinceye kadar, saçını, sakalını, bıyığını ve tırnağını kesmemesi müstehabdır; fakat vacib değildir. Bunları kesmesi günah olmaz ve kurban sevabı azalmaz.

    Bu on gün içinde, hasta ziyaret eden, Allah’uTeâlâ’nın dostlarının hatırını sormuş ve ziyaret etmiş gibi olur. Bu on gün içinde Ehl-i sünnet’e uygun bir din kitabı okumak çok sevaptır. Din ilmini, Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek, kadın erkek herkese farzdır. Çocuklara öğretmek, birinci görevdir.

    6. Bu ayda Allahuekber, elhamdülillah, Lâ ilâhe illallah, estağfirullah gibi zikirleri, salavat ve duaları bolca yapmalı, Kur’an’ı anlamaya çalışarak okumalı, imkânı olanlar oruç tutmalı, ilmî faaliyetlere devam etmelive tesbîh namazına devamda hayır vardır. Hâsılı bu sevap fuarından azamî istifade etmeye çalışmalıdır.

    Rabbimiz bizleri şu fâni ömrün bu gibi değerli zaman dilimlerini bâki hayat için fırsata çevirenlerden eylesin.

    Zilhiccenin onu, bayramın birinci günüdür. Bir hadis-i şerifte:”Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, tevbereddolmaz. Ramazan ve Kurban Bayramı'nın birinci geceleri, Berat Gecesi ve Arefe Gecesi.”[İsfehani]

“Bayram gecelerini ihya edenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez.”[İbniMace]

    Arefe günü sabah namazından bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farz namazların arkasından Teşrîktekbîri ( Allâhü Ekber Allâhü Ekber, Lâ ilâhe illallâhüvallâhüekber,Allâhü Ekber ve lillâhil-hamd) okumak kadın-erkek her mükellef Müslümana vâciptir.

    ZİLHİCCENİN İLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR?

    Zilhicce ayının birinden onuna (yani Kurban Bayramının ilk gününe) kadar, her gün sabah namazlarından sonra:

    10 salevât-ı şerîfe:“Allâhümmesalli ve sellim ve bârikalâseyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.” 

    10 istiğfâr:“Estağfirullâhe’l-Azîm el-Kerîm ellezî lâ ilâhe illâ Hüve’l-Hayye’l-Kayyûme ve etûbüileyk ve nes’elühü’t-tevbeteve’l-mağfirete ve’l-hidâyetelenâinnehûhüve’t-Tevvâbü’r-Rahîm.”

    10 tevhid:“Lâ ilâhe illallâhüvahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdüyuhyî ve yümît ve hüve Hayyün lâ yemûtübiyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’inKadîr” okunur.

    Zilhiccenin birinci günü; 100 subbuhunkuddusunrabbuna ve rabbulmelaiketiverruh

    2 günü; 300 defa subhanallahivebihamdihisubhanallahilaziymestagfirullah

    3 günü;100 defa lahavle vela kuvvete illa billahilaliyyilaziym

    4 günü;100 defa hasbiyallahulailaheillallahu aleyhi tevekkeltuvehuverabbularşilaziym

    5 günü; 100 defa allhummeinnekeafuvvunkeriymuntuhibbulaffe fa' fu anniy

    6 günü; 100 defa lailahe illa entesubhanekeinniyküntüminezzalimiyn

    7 günü;100 defa rabbi innimesseniyedduru ve enteerhamurrahimiyn

    8 günü;100 defa hasbiyellahu ve ni'mel vekil

    9 günüarefe; 1000 ihlas

    10 günü bayram; 100 defa 

     “Allahümmehabbibileynelimane ve zeyyinhufiykulubina ve kerrihileynaküfravelfüsukavelisyanevecalnaminerraşitiyn.”diyerek eda edebilmeyi Rabbim cümlemize nasip etsin .

    ZİLHİCCE AYININ İLK 10 GÜNÜNDE KILINACAK NAFİLE NAMAZ

    BU NAMAZI KILANLAR HACILARIN SEVABINA ORTAK OLUR.

    Hz. Âişe (r.anha), Rasûlullah (s.a.v) efendimizin şöyle buyurduğunu anlatmıştır: “Bir kimse zilhiccenin on gecelerinden bir geceyi ihya eder ise, sene boyu umre edenin ve hacca gidenin sevabını alır. Bir kimse o gecelerin günlerinden birinde oruç tutar ise, senenin diğer günlerini de âbid ve oruçlu geçirmiş gibi olur.”

    Hz. Ali (r.a), Resûlullah (s.a.v) efendimizin şöyle buyurduğunu anlatmıştır: “Zilhicce ayının ilk on günü geldiği zaman taata daha ciddi sarılın. Zira bu günler, Allah’ın faziletli kıldığı günlerdir. O günlerin gecelerine gösterilen hürmet, günlerine gösterilen hürmet gibidir. Bir kimse o gecelerden birinde namaz kılmak isterse şöyle etsin:Gecenin SON ÜÇTE BİRİ geçtikten sonra kalksın, dört rekat namaz kılsın.NAMAZ 4 REKÂTTIR VE     ŞÖYLE KILINIR

    1.Rekâtta;Subhaneke - 1 Fatiha - 3 ayetelkursi 3 ihlas 3 felak 3 nas sureleri okunur.

    2. Rekâtta; 1 fatiha 3 ayetelkursi 3 ihlas 3 felak 3 nas sureleri okunur.

    Oturuşta Tahıyyattan sonra Salli ve Barikdualarınıda okuduktan sonra

    3. Rekâtakalkılır;Subhaneke - 1 Fatiha - 3 Ayetelkursi 3 ihlas 3 felak 3 nas sureleri

    4.Rekâtta; 1 fatiha 3 ayetelkursi 3 ihlas 3 felak 3 nas sureleri okunarak namaz tamamlanir.

    Kılınacak bu namaz tarif edilen şekilde kılındıktan, Namaz bittikten sonra ellerini açmalı ve şöyle dua etmelidir.

    İzzet ve Ceberut sahibi Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir.

    Kudret ve melekût sahibi Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir.

    Ölümü olmayan diri Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir.

    Kendisinden başka ilah yoktur; öldürür ve diriltir.

    Kulların ve ülkelerin Rabbi, noksan sıfatlardan münezzehtir.

    Çokça temiz, mübarek bir şekilde, her hal-ü kârda Allah’a hamdolsun.

    Allah büyükler büyüğüdür.

    Rabbimizin şânı yücedir, ilmi ve kudreti her yerde geçerlidir.

    Bundan sonra ne dileği var ise onu dilemelidir. Böyle eden kimseye: Allah’ın Beytini (Kâbe-i Muazzama’yı) hac eden, peygamberinin kabrini ziyaret eden, Allah yolunda cihat eden kimsenin sevabı verilir. Bu arada Allahu Teâlâ’dan ne gibi bir dilekte bulunur ise, Allah’u Teâlâ onu kendisine ihsan eyler. Bir kimse o on gecelerin her birinde bu namazı tek tek kılar ise, Allahu Teâlâ onu en yüksek FİRDEVS cennetine koyar.O kimsenin her kötülüğü silinir ve kendisine şöyle denir: Yeniden iyi işler yapmaya başla..

    AREFE günü geldiği zaman, bir kimse onun GÜNÜNÜ ORUÇLU geçirir de, gecesinde de anlatılan NAMAZI kılar ise, bu anlatılan duayı da okur ise, bu arada Yüce Allah’ın huzurunda ağlar yalvarır ise, Allah’u Teâlâ meleklerine şöyle buyurur: “Ey meleklerim şahid olun, bu kulumu bağışladım. Beyt’i (Kâbe’yi) hac edenlerin sevabına da ortak ettim.”Rasûlullah (s.a.v) efendimiz, daha sonra şöyle buyurdu: “Kıldığı namazdan ve ettiği duadan dolayı, Allah’u Teâlâ’nın bu kuluna ettiği ihsanı melekler duyunca sevinirler ve birbirlerini müjdelerler.”(Günyet’üt-Tâlibin / Abdülkadir Geylani (k.s)

    Arefe Gününün Önemi

    Hicri takvime göre Zilhicce ayının dokuzuncu günü, yani Kurban bayramından bir gün öncesi Arefe günüdür. Arefe tanışmak, öğrenmek, itiraf etmek ve güzel koku manalarına gelir. İslam alimleri bu dört manayı izah ederken:Hz. Adem (a.s.) ve Hz. Havva annemiz cennetten yeryüzüne indirildikten sonra, arefe günü Arafatta buluştukları için bu yere bu isim verilmiş. Diğer bir görüş te, Hz. İbrahim (a.s.) Allah’ın emri üzerine eşi Hz. Hacer ve oğlu Hz. İsmail (a.s.)’ı Mekke’de bırakıp, Şam’a gittikten yıllar sonra gelerek Arafatta buluşmuşlar, bundan dolayı bu güne arefe, buluştukları yere de Arafat ismi verilmiştir.

    Cebrail (a.s.) Hz. Âdem (a.s.) Haccın menasikini öğretmiş, sonra arafattaarefe günü vakfe yaptığında ona, “artık öğrendinmi?” dediğinde. Hz. Âdem (a.s.) da “evet, öğrendim” demiş. Bunun üzerine buraya Arafat, o güne de arefedenmiştir. Diğer bir ifadede: “Hacılar arefe günü vakfe yaptıkları zaman Allah’uZülcelâl’inrububiyetini, celâlini, büyüklüğünü, kimseye ihtiyacı olmamasını, kendilerinin de Allah’a son derece muhtaç olduklarını itiraf ederler. Zaten Hz. Âdem (a.s.) ve Hz. Havva annemiz arafatta buluştukları zaman: “Ey Rabbimiz biz nefsimize zulmettik. Günahlarımızı bağışla” diye itirafta bulunmuşlardı. İşte bu sebeple de o güne arefedenilmiştir. Bir başka ifade ile de: “Müminler arefe gününde Arafatta günahlardan tevbe ederler. Böylece günahların manevi pisliğinden temizlenen müminler, manen güzel kokulu olurlar.” (Tefsiri Kebir Terc. 4/511)

    Önemli olan dinimizde arefe gününün önemli bir gün olmasıdır. Çünkü bu günün faziletine gerek ayeti kerimelerde, gerekse hadisi şeriflerde dikkat çekilmiştir.

    Kur’an-ı Kerim’de Bakara suresi ayet 188’de: “Arafat vakfesinden sonra seller gibi boşanıp Müzdelifeye aktığınız zaman, Meş’ari haramın yanında Allah’ı zikredin. O size nasıl hidayet etti ise siz de onu öylece anın.” “Sayılı günlerde Allah’ı anın (Telbiye, tekbir getirin).” (Bakara suresi, 203)

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) de: “Duaların hayırlısı arefe gününde yapılandır.” (CamiusSagir, 3/471)

    “Cenab-ı Hak hiçbir günde arefe günündeki kadar kullarını ateşten kurtarmaz. O gün Allah, rahmetiyle kullarına yaklaşır. Meleklere karşı onlarla iftihar eder ve “onlar ne istiyorlar? Diye sorar.” (Müslim, Hac, 436; İbnMace, Menasik, 56)

    “Kim arefe günü dilini kulağını ve gözünü haramdan korursa, iki arefe arasındaki küçük günahları bağışlanır.” (CamiusSagir, 246)

    “Günlerin en faziletlisi arefe günüdür.” (Muvatta, Hac, 246)

    Bu günlerde getirilen tekbirler, kâinatın manevi çehresini değiştirmektedir. Bütün arz ve semalar, dağlar ve taşlar tekbirlerle çınlamaktadır.

    Arefe, yalnız Zilhiccenin 9. günüdür. Başka güne Arefe denmez. Arefe günü yapılacak işlerden bazıları şunlardır:

    1- Arefe günü sabah namazından, Kurban bayramının dördüncü günü ikindi namazına kadar, erkek-kadın herkes, cemaatle kılsın, yalnız kılsın, 23 vakit farz namazda selam verir vermez, (Allahümmeentesselam...) demeden önce, bir kere, vacib olan teşrik tekbirini söylemeli, yani, (Allahüekber, Allahü ekber. La ilahe illallahüvallahüekber, Allahüekber ve lillahil-hamd) demelidir. 

    2- Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmak sevaptır; fakat Arefe günü oruç tutmak daha çok sevaptır. 

Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Kim Kurban bayramı arefesindenbirgün önce Oruç tutarsa, Allah’u Zülcelal ona Hz. Eyyûb (a.s.)’ın karşılaştığı belalara karşı sabrederek kazandığı sevap kadar sevap verir. Arefe günü Oruç tutana da Allah, Hz. İsa (a.s.)’ın ki kadar sevap yazar.” (MükasefetülKulub, İ. Gazali)

    “Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.”[R. Nasıhin]

    “Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.” [Taberani]

    “Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.” [T. Gafilin] 

    “Arefe günü [Besmele ile] bin İhlas okuyanın günahları affolup duası kabul olur.” [Ebuşşeyh] 

    “Arefe günü tutulan oruç, geçmiş ve gelecek yılın günahlarına kefaret olur.” [Müslim] 

    “Şeytan, Arefe gününden başka bir günde daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.” [İ. Malik]

    “Allah’u Teâlâ, Arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder.” [Gunye] 

    “Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dua, reddolmaz. Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berat ve Arefe gecesi.” [İsfehani] 

    3- Bugünü fırsat bilip dua etmeli! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Duanın faziletlisi, Arefe günü yapılanıdır.” [Beyheki] 

    4- Arefe gününü ibadetle, zikirle, tefekkürle geçirmeli, insanlara iyilik etmeye çalışmalı! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allahüteâlânın kıymet verdiği bir gündür.” [Deylemi] (Hürmet etmek, günah işlememekle olur.)

    “Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.” [Taberani]

    Kulağına sahip olmak, gıybet, çalgı gibi haram olan şeyleri dinlememektir. Eğer biz istemeden kulağımıza gelmişse, bize günah olmaz. Gözüne sahip olmak da, haram olan şeylere bakmamak ve mubah olarak baktığı şeylerden ibret almaktır. Diline sahip olmak ise, yalan söylememek, dedikodu etmemek, laf taşımamak, kötü söz söylememek, hatta boş şey konuşmamak, kimseyi diliyle incitmemek demektir. Bunlara riayet eden, Arefe gününü değerlendirmiş olur.

    Hadis-i şeriflerde ise buyruldu ki: “Bir iyiliğe on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Ancak oruç hariç, Allahü teâlâ, onun mükâfatını ben [hesapsız] veririm buyurdu.”[İbni Huzeyme]

    “Rabbiniz, rahimdir. Bir iyilik yapmak isteyip de yapamayana, bir sevap verir. Yapana on mislinden 700 misline kadar veya daha fazla sevap yazar. Kötülük yapmak isteyip de yapmayana bir sevap, yaparsa bir günah yazar.” [Taberani]

    Allah’uTeâlâ’nın rahmeti, ihsanı boldur. Zerre kadar bir iyiliğe dağ kadar sevap verir. Mülk Onundur, dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Kimse Ondan hesap soramaz. Sevap-günah miktarını, göklerin büyüklüğünü, uzaklıkları ve ahiretteki zamanları ve dünyanın yaratılışını ve mahlûkların sayısını bildiren rakamlar, miktar sayısını göstermek için değil, miktarın çokluğunu anlatmak içindir.

    KURBAN KESMENİN FAZİLETİ

    Sevgili Peygamber Efendimiz (s.a.v):

مَنْ وَجَدَ سَعَةً وَلَمْ يُضِحَّ فَلَا يَقْرَبَنَّ مُصَلَّانا.  “Kim ki, kurban kesmeye gücü yeter de kesmezse, bizim namazgâhımıza yaklaşmasın.” (İbnMace, KitabulEdahi, 2; TecridTerc. c. 12, sh. 33)

ضَحَّى النَّبِىُّ بِكَبْشَتَيْنِ اَمْلَحَيْنِ اَقْرَنَيْنِ ذَبَحَهُمَا بِيَدِهِ وَسَمَّى وَكَبَّرَ.  “Peygamber (s.a.v) iki beyaz ve boynuzlu koç kurban etti. Onları kendi eliyle kesti, besmele çekti ve tekbir getirdi.” (Müslim ve Şerhi, c. 9. sh. 218, No: 17)

    “Ey insanlar, hersene ev halkına kurban kesmek vaciptir.” (İbnMace, Edahi, 2; Tirmizi, edahi, 18)

    Hz. Aişe (r.anha)’nın rivayet ettiği hadis’te: “Âdemoğlu Kurban bayramı gününde kan akıtmaktan daha sevimli bir iş ile Allah’a yaklaşabilmiş değildir. Kanını akıttığı hayvan kıyamet günü boynuzları, çatal tırnakları ve kılları ile gelecektir. Akan kan yere düşmeden önce, Yüce Allah katında, yüksek bir makama ulaşır. Bu bakımdan kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesiniz.”(İ.Malik, Muvatta, Kur’an, 24; Tirmizi, Edahi, 7; İbnMace, Edahi, 3))

    “Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevab vardır.” [Hâkim]

    “Kurbanlarınız semiz olsun. Onlar Sıratta bineklerinizdir.” [Zâd-ülmukvin]

    “Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevab vardır. Kanının her damlası kadar mükâfat vardır. O sizin mizanınıza konacaktır. Müjdeler olsun!” [İbniMace]

    “Kurbanlarınızı gönül hoşluğuyla kesin! Çünkü hiçbir Müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyamette kendi mizanına konan sevabı olmasın!” [Deylemi]

    “Sevab umarak kurban kesen, Cehennemden korunur.” [Taberani]

    “Kurban bayramında yapılan amellerden Allah’u Teâlâ katında kurban kesmekten daha kıymetlisi yoktur. Daha kanı yere düşmeden Cenab-ı Hak onu muhafaza eder. Onunla nefsinizi tezkiye edin, onu seve seve kesin!” [Tirmizi]

    “Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur.” [İbniMace]

    “Ya Fatıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Kurbanının yere akacak ilk kandamlasıyla, geçmiş günahların affedilir.” [İ. Hibban]

    “Kesilen kurban, Kıyamette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mizana konur.” [İsfehani

    Kurban kesmek bir ibadettir. Malla yapılan bir fedakârlıktır. Bu fedakârlığı yapan Müslüman, Allah’ın rızasına ve ahiret saadetine kavuşur. Günahlardan arınır, sevaba erer.

    Her hayvan kurban olmaz. Dinimiz hangi hayvanların kurban edileceğini ve hangi özellikleri taşıması gerektiğini de belirtmiş, Peygamber Efendimiz (s.a.v) bunu aynen uygulamış, biz ümmetine örnek olmuştur.

    Kurban edilecek hayvanlardan Koyun ve Keçi bir yaşını (veya besili gelişmiş 6 aylık), Sığır’ın 2 yaşını, Deve’nin de 5 yaşını doldurmuş olması, sağlıklı ve özürsüz olması gerekir.

    Kurban kesmek, Zekat ve bayram namazları gibi hicretin ikinci yılında emredilmiştir. Emredilişi, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir.Kurban ferdi bir ibadet olduğu gibi, içtimai bir özellikte taşır.

    Kesilen kurban etlerinden fakirlere verilmesi akraba, eş, dostlara ikram edilmesi, Müslümanlar arasında sevgi ve kardeşlik duygularının gelişmesine sebep olur.

    Zenginlerle fakirler arasında kurulan sevgi ve kardeşlik köprüleri, sosyal düzenin güçlenmesini sağlar. Böylece toplum huzur bulur, ahenge kavuşur.

    Bu bakımdan Müslümanlar, ister kadın ister erkek dinen zenginlik ölçüsüne sahip olanlar, Allah’ın ve Resulullah (s.a.v)’ın emirlerine uyarak Kurbanlarını kesmelidirler.

    Birtakım inaç ve itikadı bozuk, düşünce yapısı hastalıklı, kendi şahsi görüşü veya batıl mezheplerin görüşünü söyleyip ehlisünnet inancına ters düşen kişilerin söz ve fiillerine göre değil, Kur’an-ı Mübin’in tercümanı Allah’u Zülcelal’in son elçisi Hz. Muhammed (s.a.v)’ın uygulamasına göre Müslüman hareket edecektir. Müslüman mensubu olduğu ehlisünnet mezhebine göre ibadetini, Kurbanının kesecektir.

    KURBANI KİMLER KESER

    1-Müslüman olanlar

    2-Hür olanlar

    3-Zengin olanlar: Nisap miktarı mala sahip olan (80 gr. Altın) 560 gr gümüş veya karşılığı paraya, kişinin temel ihtiyacından oturacağı ev, eşya, binek, üç kat elbisesi, kendisinin ve ailesinin bir yıllık nafakası ve borcundan başka mala sahip olan kimseler kurban nisabına malik demektir. 

    Zekât nisabı ile kurban nisabı aynıdır. Ancak, Kurban için malın üreyici ve üzerinden bir yıl geçmesi şart değildir. Daha önce fakir olan kimse, kurban günlerinde zengin olursa Kurban vacip olur.

    4-Mukim olanlar

    5-Akil ve buluğ çağına erenler.

    KURBANIN RÜKNÜ

    Kurban edilmesi caiz olan hayvanlardan birini kesmektir. Hayvanı kesmeden canlı olarak veya bedelini fakirlere vermekle kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz.

    TEŞRİK TEKBİRLERİ VE BAYRAM NAMAZI

    Kurban bayramı günlerinde vacip olan üç çeşit ibadet vardır.

    1-Şartlarını taşıyan Müslümanların Kurban kesmesi.

    2-Teşrik tekbirleri.

    3-Bayram namazı.

    Aziz Kardeşlerim!

    Allah’uZülcelâl’in son dini İslam’dır, başka bir din gelmeyecektir. Son ilahi kitabı Kur’an-ı Kerim, Son Peygamberi de Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’dir.İnsanlığın kurtuluşu da, dünya ve ahiret saadeti de buna bağlıdır.

    O halde Aziz Müslümanlar!

    Diz dize, omuz omuza geldiğimiz, saf saf, Allah’ın huzuruna yöneldiğimiz şu mübarek Bayramdan nasıl nasip almalıyız? Bayram bize hangi ruhu ve şuuru vermelidir?

    Bayram; Kinimizi, hırsımızı, şeytanımızı kül olurcasına yakmalı, bizi birliğe, kardeşliğe erdirmelidir.

    Bayram; Dargınlarımızı, bir daha darılmamasıya barıştırmalı, kırgınlık ve kızgınlıkları silmelidir.

    Bayram; yalan, iftira, çekiştirme, itham, şüphe, küfür, düşmanlık, sahtekârlık duygularını atmalı, bizi karşılıklı sevgi, hürmet, şefkat, merhamet, yardımlaşma, ahlak ve faziletle birbirimize bağlamalıdır.

    Bayram; Topyekûn Müslüman milletimizi, madde de ve mana da, sevinç ve kederde, imanda ve ibadette samimi bir birliğe, beraberliğe ulaştırmalıdır.

    Öz olarak Bayram; Müslümanın ruhunu güldürmeli, gönlünde bir seher neşesiyle bahar havası estirmelidir.

    Bize bu havayı tattıracak duygu nuru imandır. Bu şuura erdirecek ruh, Şemsi Kur’an’dır. Bayramın bu yolunda yürütecek güç, Feyzi İslam’dır. Sizlere Ne mutlu ki, Müslümansınız, Müminsiniz, Allah'a ve Resulüne inanmış şerefli bir milletin, şehit ve gazilerin evladısınız, Evliyanın, ulemanın torunlarısınız.

    Onun için Aziz Müslümanlar!

    Sizi, yeniden İslam’a imana, ilahi aşka, İslam’ın güzel ahlakına davet ediyorum.

    Sizi, İslam’a aykırı olan her şeyi terk etmeye tevbe-i istiğfara, Allah’a ve Resulüne itaata, Camiye, cemaate, birlik ve beraberliğe 5 vakit namazlarınızı kılmaya davet ediyorum.

    Sizi, fakirlere, yoksullara el uzatmaya, yetimlerin, kimsesizlerin, muhtaçların yüzünü güldürmeye davet ediyorum.

    Sizi, başıboş bıraktığınız için, Din, Devlet ve Millet düşmanlarının tuzağına düşen evlatlarınıza sahip çıkmaya davet ediyorum.

    Sizi, Hristiyan misyonerlerinin, satanistlerin fuhuş tacirlerinin, uyuşturucu çetelerinin, katil teröristlerin, mafya özentilerinin tuzağına düşürülmeye çalışılan gençlerimize sahip çıkmaya davet ediyorum.

    Sizi, Cennet vatanımıza, şanlı bayrağımıza, devletimize, Mukaddes dinimize, milli birlik ve beraberliğe sahip çıkmaya davet ediyorum.

    Sizi, güzel olan, hayır olan yolda yürümeye, Dinimiz İslam’ı öğrenip yaşamaya, İslam’ın güzelliklerini hayatımıza hâkim kılmaya davet ediyorum.

    Sizi, Dini hayatımızı, ahlakı yaşayışımızı, aile iffetimizi parçalamak isteyenlere karşı uyanık olmaya davet ediyorum.

    Sizi, yalnız ben değil, kâinattaki bütün varlıklar zerresinden küresine kadar her şey yeniden İslam’a davet ediyor.

    Dünyada ve ahrette mesut olmak istiyorsanız bu davetlere icabet ediniz.

    Yükselmek, ilerlemek istiyorsanız bu davetlere kulak veriniz.

    Düşmanın oyununu bozmak, istiyorsanız öz değerlerinize sahip çıkınız.

    İslam’dan başka Hak din olmadığını biliniz.


Etiketler: Zilhicce Ayının Fazileti ve Kurban, Hac, Kurban kesmenin önemi, arefe gününün önemi, zilhicce ayında kılınacak namaz, zilhicce ayının ilk on günü, teşrik tekbirleri Mekteb-i Derviş

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi
Benzer Konular