Mekteb-i Derviş | İslam

    EMANETE RİAYET ETMEK İLE İLGİLİ AYETLER VE HADİSLER

    "Allah (cc) size, emanetleri ehline vermenizi emrediyor..." (Nisâ, 4/58)

    "Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. O çok zalimdir, çok cahildir." (Ahzâb, 33/72)

    Peygamberimiz (s.a.v.) Şöyle Buyurmuştur:

    "Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle demiştir: Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. (B33 Buhârî, Îmân, 24; M211 Müslim, Îmân, 107)

    Diğer bir rivayette “O kimse oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisinin Müslüman olduğunu iddia etse de (münafıktır.)” ilâvesi vardır. (M213 Müslim, Îmân, 109)

    "Huzeyfe b. Yemân (ra) anlatıyor: Resûlullah bize (emanete dair) iki hadis söyledi. Bunlardan birini gördüm, ikincisini bekliyorum. Resûlullah şöyle dedi: Emanet insanların kalplerinin derinliklerine indi (kökleşti). Sonra Kur’an indi. İnsanlar Kur’an ve sünnet bilgisini edindiler. Sonra Hz. Peygamber emanetin kalkacağını haber verdi ve şöyle dedi: Adam bir kere uyur, kalbinden emanet alınır, az bir izi kalır; sonra yine bir uyku uyur; kalbinden yine emanet alınır, ayağını yakan kor ateşten dolayı oluşan kabarcık gibi iz bırakır, şişkin olarak görülür; oysa içinde hiçbir şey yoktur. Sonra Resûlullah çakıl taşları aldı ve onları ayağında yuvarladı (ve şöyle devam etti): Bundan sonra insanlar o hâle gelirler ki alışveriş ederler, fakat hiçbirinin emanete riayet etme niyeti yoktur. İş o dereceye gelir ki, “filan kabilede emin bir adam varmış”, diye söylenir. (Herhangi bir kimse) hakkında, ‘Ne kadar cesur, ne kadar zarif, ne kadar akıllı.’ denilir. Hâlbuki kalbinde (emanet şöyle dursun), hardal tanesi kadar bile imandan eser yoktur. (Huzeyfe devamında şöyle dedi:) Öyle zamanlar geçirdim ki kiminle alışveriş edeyim, diye düşünmezdim; o kimse eğer Müslüman ise benim hakkımı ödemeye onu, imanı sevk ederdi; eğer Hıristiyan veya Yahudi ise vali olan kimse benim hakkımı ondan alır ve bana verirdi. Bugün ise filan ve falan kimselerden başkasıyla alışveriş etmiyorum." (M367 Müslim, Îmân, 230; B6497 Buhârî, Rikâk, 35)

    "Huzeyfe ve Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle demiştir: Allah Teâlâ insanları toplar, müminler kalkarlar; cennet onlara iyice yaklaştırılır. Âdem’in (as) yanına giderler ve “Ey babamız, bizim için cennet kapısının açılmasını iste.” derler. O da “Sizi cennetten çıkaran şey, babanızın hatasından başka bir şey mi ki? Ben bu işin ehli değilim, oğlum İbrahim Halîlullah’a gidin.” der. Hemen İbrahim’e (as) giderler. O da “Ben bu makamın ehli değilim, Halil oldum lakin uzaktan; Allah’la vasıtasız konuşmak şerefine mazhar olan Musa’ya gidin.” der. Musa’nın (as) yanına gelirler. O da, “Bu işin ehli değilim, Allah’ın kelimesi ve ruhu olan İsa’ya gidin.” der. İsa’nın (as) yanına varırlar. O da “Bu işin ehli değilim.” der. Bunun üzerine Muhammed’e gelirler. O da kalkar ve dua eder. Kendisine (şefaat) izni verilir, emanet ve akrabalık bağı gönderilirler; bunlar Sırat’ın sağında ve solunda dururlar. Sonra sizin ilk kafileniz şimşek gibi geçer (dedi). Anam, babam feda olsun, ‘şimşek gibi geçer’ ne demektir, dedim. “Bilmiyor musun, (göz kapağı) bir göz kırpmada nasıl gider, gelir?” (dedi). “Sonra rüzgâr gibi, sonra kuşlar ve süratle koşan piyadeler gibi geçerler, hepsi amelleri oranında yürürler. Peygamberiniz sırat üzerinde durur ve “Ey Rabbim, selâmete çıkar, selâmete çıkar.” diye seslenir; nihayet kulların amelleri onları Sırat’tan geçiremez olur; hatta insanın yürümeye gücü yetmez de emekleyerek gider; Sırat’ın iki tarafına takılmış birtakım çengeller vardır ki bunların (vazifeleri), tutulması istenen kimseleri yakalamaktır, çengeller sebebiyle kimisi yaralı bir hâlde kurtulur, kimisi de kurtulamaz ateşe yuvarlanır.” (Hadisin ravisi) “Ebû Hüreyre’nin canını teninde tutan Allah’a yemin ederim ki, cehennemin dibi yetmiş yıllık mesafe kadar derindir.” (demiştir). (M482 Müslim, Îmân, 329)

KONULARA GÖRE AYETLER VE HADİS-İ ŞERİFLER

Etiketler: Emanete Riayet Etmek ile İlgili Ayetler ve Hadisler, Hadis-i Şerif, Kuran, Ayet, Sure, Kurandaki Yeri, Sünnetteki Yeri

Benzer Konular